Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki ‘yönetim krizi’ rantçı kavgasına dönüştü. Bürokrat-seçilmiş kavgası, başkanvekili kavgası, sahte evrak tartışması, koltuk mücadelesi, yetki krizi derken, işin boyutu değişti. CHP Antalya İl Başkanı Nusret Bayar, ortaya büyük bir soru işareti bıraktı. İsim vermeden siyasetçi-bürokrat çeteleşmesinden bahsetti…

 


Siyasetin sahada tozunu yutmuş, üniversitede kitabını yalamış sıradan bir insan olarak anladığım bu işin CHP’yi de içine alan bir iddia olduğudur. Aksi olsaydı eğer isim verilirdi. Verilmemesi herkesi zan altında bırakıyor. Ki bu durum hem Bayar’ın hem CHP’nin eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine de yol açabilir…

 


Başkan Bayar, neden bu açıklamayı yapmak zorunda kaldı, bilmiyorum. Ama görünen tabloda AKP’nin eline büyük bir koz daha verildi. Şimdi ‘koltuk kavgasının arkasında çıkar gruplarının rant savaşı’ olduğunu kolayca söyleyebilirler…

 

 

Şimdi herkes kimlerin hangi rant mücadelesini, hangi bürokratlarla yönettiğini merak ediyor. Acaba o bürokratlarla ilgili idari ve yasal takip yapılacak mı? Neden rant grupları açıklanmıyor? Onlarla mücadeleyi nasıl yapacaklar? Kim yapacak? 

 


Üç ayı aşkın zamandır yaşam mücadelesi veren Başkan Muhittin Böcek’in şifa bulduğu haberlerinin geldiği bir ortamda hem Başkan’ı üzecek hem CHP’yi yıpratacak hem de belediyedeki kaosu tırmandıracak bir tartışmaya gerek var mıydı? 

 


Onun yerine yapılması gerekenler adli ve idari makamlarda yapılıp sonucu açıklanamaz mıydı? 

 


Bilmiyorum…

 

Ama görünen o ki bu gerilim kolay kolay noktalanmayacak. Antalya milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri sessizliğini korurken, aklıselim adımların atılması, krizin çözülmesi gerekiyor…

 

Antalya hepimizin. İddialar doğruysa rant çetelerinin bir belediye ve kurumu teslim almasına hiçbirimiz sessiz ve tepkisiz kalmayız…

 


Ama kim bu rant çeteleri? 

 

Hangi sıfatla bunu yapıyorlar? 

 


Hangi bürokratlarla iş çeviriyorlar? 

 

 

Bu bürokratlar neden hala görevde…

 

Hepsi cevaplanması gereken konular…

 

 

 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki ‘yönetim krizi’ rantçı kavgasına dönüştü. Bürokrat-seçilmiş kavgası, başkanvekili kavgası, sahte evrak tartışması, koltuk mücadelesi, yetki krizi derken, işin boyutu değişti. CHP Antalya İl Başkanı Nusret Bayar, ortaya büyük bir soru işareti bıraktı. İsim vermeden siyasetçi-bürokrat çeteleşmesinden bahsetti…

 


Siyasetin sahada tozunu yutmuş, üniversitede kitabını yalamış sıradan bir insan olarak anladığım bu işin CHP’yi de içine alan bir iddia olduğudur. Aksi olsaydı eğer isim verilirdi. Verilmemesi herkesi zan altında bırakıyor. Ki bu durum hem Bayar’ın hem CHP’nin eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine de yol açabilir…

 


Başkan Bayar, neden bu açıklamayı yapmak zorunda kaldı, bilmiyorum. Ama görünen tabloda AKP’nin eline büyük bir koz daha verildi. Şimdi ‘koltuk kavgasının arkasında çıkar gruplarının rant savaşı’ olduğunu kolayca söyleyebilirler…

 

 

Şimdi herkes kimlerin hangi rant mücadelesini, hangi bürokratlarla yönettiğini merak ediyor. Acaba o bürokratlarla ilgili idari ve yasal takip yapılacak mı? Neden rant grupları açıklanmıyor? Onlarla mücadeleyi nasıl yapacaklar? Kim yapacak? 

 


Üç ayı aşkın zamandır yaşam mücadelesi veren Başkan Muhittin Böcek’in şifa bulduğu haberlerinin geldiği bir ortamda hem Başkan’ı üzecek hem CHP’yi yıpratacak hem de belediyedeki kaosu tırmandıracak bir tartışmaya gerek var mıydı? 

 


Onun yerine yapılması gerekenler adli ve idari makamlarda yapılıp sonucu açıklanamaz mıydı? 

 


Bilmiyorum…

 

Ama görünen o ki bu gerilim kolay kolay noktalanmayacak. Antalya milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri sessizliğini korurken, aklıselim adımların atılması, krizin çözülmesi gerekiyor…

 

Antalya hepimizin. İddialar doğruysa rant çetelerinin bir belediye ve kurumu teslim almasına hiçbirimiz sessiz ve tepkisiz kalmayız…

 


Ama kim bu rant çeteleri? 

 

Hangi sıfatla bunu yapıyorlar? 

 


Hangi bürokratlarla iş çeviriyorlar? 

 

 

Bu bürokratlar neden hala görevde…

 


Hepsi cevaplanması gereken konular…