Antalya’nın en çok milletvekiline sahip ilçesi Serik’te tehlike çanları çalıyor. Antalya’nın 16 milletvekilinden 4’ünü elinde bulunduran Serik’te halk plajları tehdit altında. 2006’da 20 yıllığına Belek Belediyesi’ne tahsisliyken 2013’te Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca protokole aykırı davranmaktan tahsis iptal edilmişti...

Yıllardır belediye tarafından ihalesi yapılan işletmeler, halka hizmet ediyordu. Ama Kadriye ve Belek’teki o işletmelerin de protokol iptaline neden olan uygulamaları olduğu söyleniyordu. Sonunda beklenen oldu tahliye için düğmeye basıldı. Antalya Valiliği tahliye kararını Serik Belediyesi’ne ulaştırdı...

Gözler tabii Serik Belediyesi’nde. Dün yapılması gereken tahliye ne aşamada bilmiyoruz. Ancak Belediye Başkanı Enver Aputkan, tahliyenin yapılması gerektiğine vurgu yapmıştı. Buranın eski haline getirilmesi sonrasında ise halkın kalması için ne yapılması gerektiğini konuşmak gerektiğini ifade etmişti...

Evet, sahiller, plajlar Anayasa gereği halkındır. Kamunun ortak kullanımı olanlar, kamu dışında üçüncü şahısların eline geçtiği vakit ne yazık ki istenmeyen işgaller yaşanıyor. Ki Antalya’da bunu sık sık yaşıyoruz. Büfe olarak verilen işletmelerin halleri ortada. Neredeyse hepsi yayılıp açılıp kapanan camlarla mekanlarını 5-10 kat büyütüyor... 

Burada da gerekçe haklı olsa da uygulamada alanın tahliyesi sonrasında yeniden belediyeye tahsisi olmalı. Kamunun elinden sahilde halka plaj hizmeti sunulmalı... 

Halkın olan plajların, kimsenin ya da herhangi bir tesisin hizmetine sunmak için girişimde bulunulacağına inanmıyorum...

Hele ki iddia edildiği gibi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un oteli için bir adım atılacağını sanmam. Çünkü Antalya ayağa kalkar. Kimse buna izin vermez. Bakan da böyle bir skandala izin vermez...

Ama sahillerde gözü olanın çok olduğunu da biliyoruz. Kamunun malı üzerinden hem doğayı tahrip eden inşaatlar yapıp hem de halkın alanlarını gasp ederek rant elde edenlere yabancı değiliz... 

Doğusunda da batısında da Antalya’nın en büyük derdi bu. Ama bununla mücadele etmek zor değil esasen. Sürekli topu meslek odalarına bırakan siyasiler sahaya inmeli. Sahada bizzat halkı örgütlemeli ve halkın hassasiyeti uyandırılmalı... 

Nasıl ki Lara mitingleri ile geçmişte Disneyland projesi rafa kalktıysa bugün de yapılabilir... 

Serik’te halkın denize girebileceği ender olan iki sahil, halkın kalmalıdır...

Burada Serik Belediyesi’ne de büyük iş düşüyor... 

Konu bizim takibimizde ama hem halk hem siyasiler sahillerine, sahillerimize sahip çıkmalı. Ve Bakan Mehmet Nuri Ersoy, mutlak suretle iddialara cevap vermeli...

Bekliyoruz...