Babam sağ olsun!

  • Songül Başkaya

    Songül Başkaya Yazı Arşivi
    20 Kasım 2020 /   437 Okunma

    Babam sağ olsun!


    Rahmetli babam, –ruhu şad, mekanı cennet olsun- dürüst, onurlu, omurgalı bir insandı. Varlık içinde yokluk çekmiş ama yoklukta hiç yamulmamış, onuruyla ekmeğini kazanmıştı. Anacığımla verdikleri mücadeleyle emekçilikten patronluğa geçmişler. Ama kimsenin hakkını yemeden. O yüzden yalnız babam değil, annem da sağ olsun. Sadece çocukları ve torunlarının geleceğine yaptıkları katkı için değil, boğazımızdan haram lokma geçirmeden büyüttükleri ve servetten daha önemli kazanımlarımız için…

    Bugün manşetimizdeki ‘babam sağ olsun’ gibi değil bizimki…

    Evet, geçtiğimiz dönem Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ben CHP Grup Başkanvekiliyken, Halil Kocaer de Kaş’ın Belediye Başkanı olarak AKP’li Büyükşehir Belediye Meclis Üyesiydi. Birlikte çalıştık. Sessiz sedasız, sakin biriydi…

     Sonra 15 Temmuz sonrası oğlu ve yakını FETÖ’den gözaltına alındı. Başkan ‘operasyon’ dedi. Ve nihayetinde yerel seçimlerde AKP aday değiştirdi. Kocaer gitti, Mutlu Ulutaş geldi…

    İşte Kocaer’in başkanlığı döneminde Kaş’ın ünlü Çukurbağ Yarımadası’ndaki Hidayet Koyu’nda yani Hidayet Amca’nın tavuk çiftliğinde neler olmuş, neler…

    3. Derece Doğal Sit Alanı olan tavuk çiftliği Başkan’ın oğlu Mehmet Kocaer ve kayınbiraderi Hasan Bozca tarafından kiralanmış. Oğul Kocaer, baba Kocaer’in başkanı olduğu Kaş Belediyesi’nden ‘basit tamirat izni’ almış. O izinle de çiftlikten önce plaj, kafeterya, ardından otel çıkmış…

    Zaten Blanca Beach Otel diye sayfaları da var. Hatta ne kadar çevreci ve doğaya saygılı bir işletme oldukları orada anlatılıyor…

    ‘Baba sağ olsun’ ki yalnızca izin vermekle kalmamış, gelen şikayetler ve ihbarlar sonrası mühürleme yaptığı belirtilen belediye tarafından iddia odur ki hiç faaliyet durdurma yapılmamış…

    Tutanakta iki kez mühürleme işlemi olan işletme, yine iddiaya göre her kış büyüyerek yürümüş…

    Ve iddia odur ki Hazine’nin, Kaş Orman Müdürlüğü’nün davalarıyla çıkarılan yıkım kararlarına rağmen, sivil toplum örgütlerinin ‘tehditlere’ aldırmadan verdiği mücadeleye rağmen yıkım olmamış…

    Bana kalırsa artık olması da zor…

    Çünkü Kocaer’den görevi alan Başkan Mutlu Ulutaş, her şeyin 2017 öncesi olduğunu belirtirken, yapı kayıt belgelerinin olduğunu söylüyor…

    Yani oğul ve kayınbirader, devletle barışmış. İmar barışından yararlanmışlar…

    Tabii bu demek değil ki her şey bitmiş. Başkan Ulutaş diyor ki; “Eğer yeni bir şey olduğunu iddia eden varsa kapımız açık. Buyursun. Zabıta ve imar görevlilerimizle gidip tespit edelim. Uydu görüntülerine bakalım.”

    Halkın iddiası Hidayet Koyu’nda paravanlar ardında inşaat sürüyor. Kaç oda ekleniyor ya da ne yapılıyor bilen yok. Çünkü kamera ve tehditler herkesi korkutmuş…

    Ama korkusuz sivil toplum örgütleri hala var…

    Onlar olayın takipçisi…

    Kaş bizim…

    Pandemide katlanan yağmanın takipçisiyiz…


Yorum Yap