Yeniden Caretta Caretta ÇIRALI’DA BİR SABAH

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    10 Eylül 2018 /   489 Okunma

    Yeniden Caretta Caretta ÇIRALI’DA BİR SABAH


    Geçtiğimiz yaz ne kadar huzursuz olduysak Çıralı’daki gidişattan, bu yıl o kadar keyf aldık. Bir kez daha, başta Antalya Valisi Münir Karaloğlu olmak üzere emeği geçen Caretta Caretta neslini yeniden gündeme taşıyan herkese hürmet ediyorum.


    Yeni İleri Gazetesi’nde çalışmaya başladığım dönemim başında bir siyasi hareket başlamıştı. Adını anımsamıyorum. Antalya İl Başkanı Feridun Çalışır abimiz düzenlediği basın toplantısının ardından, kafasını yumurtadan çıkarmaya çalışan Caretta Caretta heykelcikleri hediye etmişti. Amacı sadece çevreye duyarlılık mesajı vermekti ki “yapmacık” değil, “siyasi” değil, “şov” değildi.

    O zamanlar Caretta Caretta cinsi deniz kaplumbağalarının neslinin tükenmekte olduğu tespit edilmiş, Antalya’da da Çıralı sahilinin en önemli üreme bölgesi olduğu öngörülmüştü. Oysa bizim Çolaklı sahilinde de az değildi 80’lı yıllarda, birlikte yüzerdik hatta. Ama turizm hareketini  “doğal dengeyi düşünmeden” yapınca olmuyordu işte. “Işığı gören geldi” deriz ya, “ışığı gören kaplumbağa oradan gidiyor.

    96 yılı yaz mevsimi. AKEV Koleji’nin Çıralı’daki yaz kampındayız. Akşam sahile indik, zifiri karanlık. Aydınlatma yok, bizim Çolaklı’da, Antalyalıların Lara ve Konyaaltı’nda sahile yaktığı kamp ateşleri burada yakılamıyor, gitarıyla “Eylülde gel” diye serenad yapılamıyor. Sebebi kaplumbağalar rahatsız olmasın.

    2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yaz dönemlerini Olympos’ta geçirdim. Sahillerin Büyükşehir’e devredilmesi ile birlikte gelinen nokta kaplumbağalar açısından korkunçtu. Bira şişesini kapan Çıralı sahiline geliyordu, sabahlara kadar gürültü, ışık aklınıza ne gelirse vardı.

    Biz oradakilere bunun iyiye gidiş olmadığını anlatmaya çalışırken, Akdeniz Üniversitesi açıklama yaptı. “2017 yılında yumurta bırakmaya gelen kaplumbağa sayısı yüzde 50 azaldı.”

    Bizim Özkan bi sohbetimizde, “Abi bi sabah gidip kaplumbağa yavrularının suyla buluşmasını izleyelim” demişti, 2017 yazında bunu yapamamıştık.

    Demek ki duyulmuş feryat. Geldiği günden beri ergen genç enerjisini kıskandığım valimiz Münir Karaloğlu duruma el attı. Sezon başında tüm yetkili birimler üstüne düşeni yaptı, sahili başına buyruk kullandırmadılar. Bizzat bir gün doğumunda gidip kaplumbağa yavrularının yaşama tutunma anına tanıklık eden valimizin bu eylemi alkışlıktı.



    Özkan ile sözleştik, biz de gidelim dedik. Akşamdan gidip konaklayacaktık ama olmadı. Rüya Willen Park’ın konforundan mahrum kalabilirdik ama el yapımı reçellerini hele de Muşmula Reçeli’ni yememize engel yoktu. Evliliği yürüten “birlikte yaşayabilmek, ortak haz noktasını yakalayabilmek” bence. Eşlerimize sorduk, onlarda geldi.

    Son dakika yakaladık olayı. Sorduk öğrendik. Akşamdan çıkıp denize ulaşamayan yavrular oluyor, görevliler bunlara yardımcı oluyormuş. Bugünkü yavrular zayıf, sadece bir tanesi suya kadar gidebilecek. Kovaya topladılar. Gece güvenli bir şekilde suya bırakacaklarını söylediler. Olsun, razıyız duruma. Valimizi görünce coşan yavrular bizde saklanmayı seçmiş işte.

    İstediğimizi gördük mü? Evet. İstediğimiz fotoğraf ve videoyu kaydedebildik mi? Hayır. Çünkü bugün denize ulaşılacak nokta çakıllı. Yavru çakıltaşlarının arasında kayboldu.

    Ama biz “tuvalet kağıdı kalmadı, zımpara kağıdı verelim” diyen anlayışı devreye soktuk, küçük kaplumbağa, güç bela ulaştığı mavi sulardan ara ara kafasını çıkarıp bizi selamlarken, biz gündoğumunu izliyorduk.

    Daha sonra anaç tosbağa kıvamında bıraktık kendimizi ılık denize. Bu arada Süleyman uyanmış, konukları için kahvaltı hazırlamakta. Serin, yeşil, sakin, yaşanası. Olympos’un gürültülü, salaş görüntüsüne inat konfor ve sükunet var.

    Masaya gelen her ürünün organik, ya bizzat kendileri tarafından yapıldığını, ya da Kumluca Kemer bölgesindeki köylerden alındığını bilmek ayrı bir güven veriyor insana, kendini özel hissettiriyor.

    Süleyman Altıntaş ile yolumuz, geçtiğimiz yıl fuarda kesişmişti. Dededen kalma topraklarda turizm yapmaya çalışıyor, doğanın ne kadar korunursa bölgenin o kadar cazip olacağına inanıyor. Sahilde gördüğümüz ahşaptan yapılmış “baba”lar vardı. Kendisinin çabasıyla koyulduğunu, kaplumbağaların sudan çıkınca en fazla 24 metre gidebildiğini, o mesafeden sonrasına şezlong koyulabilme izni aldıklarını anlattı.

    Geçtiğimiz yaz ne kadar huzursuz olduysak Çıralı’daki gidişattan, bu yıl o kadar keyf aldık. Bir kez daha, başta Antalya Valisi Münir Karaloğlu olmak üzere emeği geçen Caretta Caretta neslini yeniden gündeme taşıyan herkese hürmet ediyorum.



Yorum Yap