#evdekal #hayattakal tamam da: MASALDA MI YAZMIYAH…

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    7 Nisan 2020 /   1559 Okunma

    #evdekal #hayattakal tamam da: MASALDA MI YAZMIYAH…

    Hep diyoruz ya ilk günden bu yana: “Evdekal, evdekal, evdekal……” Evet, ben ve ailem ilk uygulayanlardan. Peki nereye kadar?

    Yerimizde durmaya hevesli olsak bulduğumuz “masabaşı” işlere sarılır, bırakmazdık. Kulakları çınlasın Kepez’in geçmiş dönem belediye başkanlarından Menmet Atay, bundan tam 20 yıl önce bir sabah kahvaltısında “birlikte çalışalım” demişti. Kısa zamana sıkışmış uzun sohbetlerimizden biliyordu ya ”Merak etme, seni ofiste oturman için işe almayacağım. Üç gün belediyeye uğramasan, bi yerlerde belediye için çalışıyor olacağını biliyorum” demişti.

    Biz alaylıyız, bu işe gönül verip ailemizi karşımıza alıp yürüdük bu yolda. Alkış bile beklemedik. Orhan Parmaksız diyor ki “Nizam’ı zincirle bağlasan durmaz..” bakın nasıl biliyor sevenlerim. Bu “sevenler”den biride bizim Turan Şahin. Aliağa’daki seçimin ardından Antalya’ya döndüğümde tanıştık kendisiyle. Allah nazardan sakınsın, olup gidiyoruz. Kimine göre “danışman” kimine göre “dost” biz söylenenlere değil birlikte Aksu, Antalya hatta Türkiye için ne yapabiliriz ona bakıyoruz.

    Geçtiğimiz hafta ortasında akşam ev hapsinin bilmem kaçıncı evresinde aforizmal gerilimlerdeydi ruhum. “Abi sabah erken yaylaya gidiyorum. 1 gece kalıp döneceğim, gelmek ister misin?” dedi. “Çocuklar razı olursa gideriz” dedim. Ailece zaten aynı masada yemekteydik.  Konuştuk, biraz sıkıntılı oldu ama izin çıktı. Turan bu, belki de onun için iyi anlaşıyoruz. Biraz sonra mesaj yazmış, “Abi 22.30’da seni alıyorum. Geceden gidiyoruz.” Oluuurrr…

    Yol boyu Aksu ölçeğinde Antalya tarımsal üretimi konuştuk.  “Evet, bu sefer şartlar gerçekten zor. Belki üretici serasına, tarlasına gitmek için “karne” almak zorunda kalacak. Sarsılan ekonomik yapı, bir bir kapanan kapılar, biten turizm. Üreticinin bir yandan girdisini arttırıyor, diğer yandan pazarını küçültüyor.” Peki “bu sezon ekmeyeceğim. Bekliyorum”  diyecek üretici var mı?” Olabilir miydi sahi? “Nasıl olsun abi” dedi. Çünkü üretici hiç bişey olmasa, aldığı avans borcunu ödemek için, daha doğrusu çarkı döndürmek için üretmek zorunda.

    Buz gibi yayla evinde, ördek sobayı “kütürdedip” yatıyoruz. Sabah Turan’ın biraz işi var. Ben de artık ezberlediğim Çığlık yaylasında, “mevsimsel döngü” odaklı fotoğraf çekiyorum. Buraya gelirken, Antalya’da yaşayan, burada evi olanların “Virüsten kaçış” kapsamında yaylada olacağını, orada sezonun erken başlamış olacağını düşünmüştüm. Güzel bir haber çıkacak sandıydım. Ama öyle değilmiş. Yılboyu yaylada yaşayan 2 aile var. Hayvancılık yapıyorlar. Onların dışında sadece 1 evin dumanı tütüyordu.

    Söğüt geçmişimiz var malum. Başkan Ayhan Yurdasiper, belde giriş çıkışlarını sıkı kontrole almış. Mevzu “virüs” olunca hiçbirşey abartı sayılmıyor. Üreticilerle görüştük. Seralarda hazırlık tam gaz. Sezona hazırlanıyorlar. Turan diyor ki, “Üreticinin karnını yarmışlar. 40 tane gelecek sene çıkmış.”  Gece yarısı şehir girişleri sıkılaşıyor. Ama biz yola çıkmak için sabahı bekliyoruz. Sabah 2 çevirme noktası var. Ateşimizi ölçüyorlar, nereden nereye gittiğimi sorup, yaşıma “kibarca” gönderme yapıp “sağlık” dilekleri ile gönderiyorlar. #evdekal  #umutlakal

     

     






Yorum Yap