Avrupa ve biz…

  • Nizamettin Özmen

    Nizamettin Özmen Yazı Arşivi
    23 Eylül 2020 /   541 Okunma

    Avrupa ve biz…

    Sahi Avrupa bizi neden istemiyor?


    Batı hayranı değilim, AB üyeliği umurumda değil, “Vizesiz Avrupa” beklentim yok. Ama bu ülkenin “gelişmişlik” sorunu var, “empati” sorunu var, “inkar” kültürü var, “yaptım oldu” mantığı var, “güce tapma” hastalığı var.


    İktidar partimiz, her “sandık” öncesi bir argümanla çıkar ya karşımıza. “OHAL, Büyüme, Otoyol-Köprü gibi. Bunlardan biri de “kişi başı düşen milli gelir”di. O parayı asla görmedi bizim cenahın cebi.


    Niye mi örnekledim. Bana göre; “Bir toplumun gelişmişlik göstergesi, yöneten ile yönetilenin kazanç ve harcama olanakları aşısından, tamam “eşit” değilse bile arada dev bir makas olup olmadığıdır.”


    “İtibardan tasarruf olmaz” denilerek yapılan kimine göre “saray” kimine göre “külliye, bana göre” yerleşke” ve uzantıları, “huzur hakkı” , “temsil gideri” adı altında doldurulan ceplerle inandırıcı olmuyor ne denirse denilsin.


    Euronews’te gördüm, takıldım.


    İtalyanlar parlamenter sayısının azaltılması için sandık başına gitmiş.


    Habere göz atalım bi.


    “İtalya’da parlamenter sayısının azaltılmasına yönelik anayasa değişikliği referandumunda "Evet" oyları yüzde 70 civarında bulunuyor.


    Çift kanatlı parlamenter sistemle idare edilen ülkede, Senatodaki sandalye sayısını 315'ten 200'e, 630 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nin mevcudiyetini de 400'e düşüren kanuni düzenlemeye ilişkin referandum yapıldı.


    İktidarın büyük ortağı 5 Yıldız Hareketi’nin (M5S) eski lideri Luigi Di Maio, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün elde edilen bir tarihi sonuçtur. Daha az ayrıcalıklı normal bir parlamentoya sahip olmaya dönüyoruz.” Dedi.


    İyi mi?


    Bu arada bir de bizden haber verelim. Hoş duymayan kalmamıştır da bir de bur’dan bakın, kıyaslayın da AB bizi neden almıyor? Sorusuna yanıt bulun diye.


    TBMM Genel Kurul salonu yenilendi


    1998 yılından bu yana ilk kez kapsamlı bir bakımdan geçen vekil koltuklarına, 'akustik boya' ile bakım yapılmış. Meclis kürsüsünün de yeri kaydırılırken, boyu da milletvekillerine göre ayarlanacak şekilde asansörlü yapılmış. (Mikrofonu ayarlamaktan aciz vekillerimiz varmış demek ki.) Ayrıca bozuk olan 200 adet koltuk amortisörü de yenilendi.

     

    Genel Kurulda, 1998 yılında yapılan tadilat esnasında kullanılan orijinal akustik özellikli sıva malzemesi yeniden uygulanmış. (Bu arada “Genç Cumhuriyet” döneminden kalma kaç konser salonu yıkılıp yerine “dümdüz” salonlar yapıldı bilemiyorum.) Salonun bi ucundan öteki ucuna küfür etmek ve edilen küfürü, sataşmayı daha kolay duyacak hale getirildi sanırım.


    Şimdi ekranı kapatın. O birilerinin yaklaşımıyla sizi kıskanan ülkelerin parlamento salonlarına, ülkeyi yönetenlerin konutlarına, kullandıkları araç ve koruma sayısına bi bakın olur mu.?


    “Öğrenmekten tasarruf olmaz. Bilirseniz kendinize yön verirsiniz, aksi halde önünüze koyulana razı olursunuz.


Yorum Yap