Küfürlü konuşanların IQ’su daha yüksekmiş

  • Kubilay Eldemirci

    Kubilay Eldemirci Yazı Arşivi
    16 Mart 2017 /   1213 Okunma

    Küfürlü konuşanların IQ’su daha yüksekmiş

     

    Ohh be sonunda beni de haklı çıkaracak bir araştırmaya imza attı bilim insanları.. Artık ben de şöyle adam akıllı küfür edebileceğim, adamlıktan nasibini almamış, üç kuruşa kendini satan karakter bakımından sınıfta kalmış insanlara.. Zira artık kelime dağarcığı yetersiz olduğu için kimse hakkımda ileri geri konuşamayacak.

    Neyse araştırmaya geri dönelim isterseniz.. Zeki insanların daha çok küfür ettiği özellikle vurgulanırken, argo konuşmanın düşük kelime dağarcığıyla da kesinlikle alakası olmadığı belirtilmiş.

    Sciencedirect.com’da yayınlanan araştırmanın sonucuna göre, bir dakika içerisinde en fazla küfürlü sözcüğü kullanmayı başaranlar, aynı zamanda IQ testlerinde en yüksek puanları alan kişiler çıkmışlar. Ayrıca küfürlü konuşmak için daha yüksek kelime dağarcığına sahip olmak gerekiyormuş.  Son olarak unutmadan şunu da vurgulayayım; bizim gibilerin küfür kullanmayan insanlara göre daha güçlü bir sözle inandırma yeteneğimiz varmış!..

     

    +++++++++++++

     

     

    BASINDAN HABERLER.. BASINDAN HABERLER..

     

    İSMAİL AYAĞINI KIRDI

    Antalya’daki birçok gazetenin baskısını gerçekleştiren Arslan Matbaası’nın çalışanlarından İsmail Başıkar, şansız bir şekilde piknikte futbol oynarken sol ayak bileğini kırdı ve liflerini kopardı. Acilen ameliyata alınan emekçi arkadaşımızın ayak bileğine platin takıldı. İsmail halen evinde istirahat ediyor. Genç arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletirken, Vole’ye yazıldığı için torpilli olduğunu bilmesini, bu yüzden gazetemizin baskısının daha iyi yapılması için kendisinin ve matbaadaki arkadaşlarının tüm hünerlerini sergilemelerini bekliyoruzJ

     

    SÜLEYMAN EKİN

    ARTIK DAHA SAĞLIKLI

    DHA muhabiri Süleyman Ekin, geçtiğimiz hafta içinde burnundan küçük bir operasyon geçirdi. Uzun süredir nefes almakta güçlük çektiren rahatsızlığı nedeniyle Serik Devlet Hastanesi‘nde ameliyat olan Ekin’in sağlık durumunun iyi olduğunu öğrendik. Atılım gazetesinde uzun süre birlikte çalıştığım arkadaşıma geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

     

    ERSİN BABA OLDU

    Hürses Gazetesi Yazıişleri Müdürü Ersin Aydın’ın oğlu oldu. Eşi hafta sonu Anadolu Hastanesi’nde doğum yapan meslektaşımızın minik bebeğine Poyraz Ali ismi konuldu. Ufaklığa sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz.

     

    PELİN GEL AĞAN

    KANAL V’YE VEDA ETTİ

    Yaklaşık 4 yıldır Kanal V’nin koordinatörlüğünü yürüten, 6 yıldır da ekranda ekonomi, tarım, hayvancılık ve çevre programları yapan Pelin Gel Ağan görevinden ayrıldı.

     

    ++++++++++++++

     

    40'INDAN SONRA

    ERKEK OLMAK

     

    Artık, küçük şeylerle mutlu olma yaşınız bitmiştir. Lüks araba kaloriferli büyük daireler yazlık ev arzularınız tavan yapar. Hala halı sahada maç yapabilirsiniz sanmanıza rağmen artık yapamazsınız. Sakallarınızda beyazlar başlamıştır ve kirli sakal bırakırken boyunu ayarlamak zorundasınızdır. İnsanlar size adınızdan önce ne iş yaptığınızı sorarlar. Artık öyle deniz kenarında araba içinde bira fıstık dönemi kapanmıştır. Restoranda canlı müzik fasıl seversiniz. Eğer hala evliyseniz monotonlaşmış hayatınızdan sıkılmış, eğer boşanmışsanız ipi kopmuş kurbanlık koyun gibi sağa sola saçılırsınız. Artık insanları daha iyi analiz edebilir ve sizi kandırmalarına müsaade etmezsiniz. Sıcağı soğuğu terlemeyi yorulmayı ve üşümeyi hiç sevmezsiniz. Maça gitmek yerine mangala gitmeyi daha cazip görürsünüz. Orta yaşı kabul etmez hala genç olduğunuzu zannedersiniz. Her şeyin hazırlanıp önünüze konmasını istersiniz. Artık hayal kurmayı bırakıp gerçeklerle yaşarsınız. (Alıntı)

     

     

    ++++++++

     

    KIRILAN KALP YİNE SEVER Mİ?

     

    -Üstada sormuşlar kırılan kalp yine sever mi?
    Üstat da; Evet demiş..
    Adam peki demiş,
    -Üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?
    Üstat da cevap vermiş; peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?

     

     

    +++++++++++

     

    HAFTANIN FIKRALARI.. HAFTANIN FIKRALARI..

     

     

    FİDAN

    Günlerden bir gün turistin birisinin yolu Karadeniz'e düşmüş, adam Trabzon'da çok güzel denize nazır bir otel odasında iki gün tatil yapacakmış. Neyse sabah kalkmış, güzelce kahvaltısını odasına getirtmiş, balkonda kahvaltı yapacak, birden dikkatini karşı kaldırımdaki iki adam çekmiş. Adamların birisi harıl harıl çukur kazıyor, diğeri de arkasından harıl harıl kazılan çukuru dolduruyormuş. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, öğlen olmuş, akşamüzeri olmuş, bu bizim iki adam bütün sahil kenarını kaz-kapat şeklinde dolaşıp duruyorlar. Turist en sonunda dayanamamış inmiş aşağıya, adamların yanına gitmiş;

    - “Yahu kardeşim sabahtan beri sizi seyrediyorum, biriniz çukur, kazıyorsunuz, öbürünüz de ardından kapatıyorsunuz, Allah aşkına siz ne yapıyorsunuz? ” demiş.

    Bizim Karadenizlilerden fırlama olanı cevap vermiş;

    - “Uşağum aslında biz üç kişi belediye için çalişiyruk, ha ben Temel çukuru kazıyrım, Tursun çukura dikilecek fidanı koyar, şu karşına olan Hasan da çukuru kapatır, iki gündür Tursun hasta ama biz işimizi harfiylen yapiyrik da... ”

     

    İNGİLİZCE KONUŞMA

    Temel İngiltere’ye gidecekti. Onun için bir arkadaşından İngilizce hakkında bilgi istemişti. Arkadaşı Türkçe kelimelerin son hecesinin uzatılması şeklinde diye Temel’e bilgi verdi. Temel uçağa bindi. On dakika sonra hostesi çağırmak için:

    - “Hosteeees.”

    O da ne hostes gelmişti. Temel İngilizceyi sökmeye başladığını düşünüyordu. Havaalanından çıktı:

    - “Taksiiiii.”

    Vay be taksi de durmuştu. Temel ağır ağır kendini kaptırdı:

    - “Hoteeeeeeel.”

    Otele gitti. Odasına çıktı, duş aldıktan sonra bara indi:

    - “Viskiiiii.”

    Daha sonra Londra sokaklarında dolaşmaya başladı.

    Parkta bir adam gördü:

    - “Merhabaaaaa, nasılsınıııız?”

    Adam : - “İyiyiiiiim, sağoooooool”

    Temel : - “Türk müsüüüüüüz? ”

    Adam : - “Eveeeeet”

    Temel : - “Kardeşim Türksün de neden iki saattir İngilizce konuşuyorsun.”

     

    İKİ MAAŞIMI VEREYİM

    Temel çok zengin ayrıca prestiji de sağlam. Bir gün otelin birinin kral dairesinde ummadık bir şey oluyor. Temel altına kaçırıyor.

    Temel pantolonu falan fazla kirlenmediğine seviniyor ama çorap batmış. Şimdi komiyi çağırsa rezil olacak. En iyisi diyor pencereden aşağı atayım. Çorabı pencereden sallarken elinden kaçıyor ve tavana çarpıp yere düşüyor. Eyvah. Tavan mahvoldu. Çaresiz artık komiyi çağırıyor. Komi içeri giriyor. Temel:

    - “Şu tavandakini temizle sana bir maaşın kadar avans vereyim.”

    Komi çok şaşkın şekilde cevap veriyor:

    - “Sen onu oraya nasıl yaptığını söyle ben sana iki maaşımı vereyim.”

     


Yorum Yap