Kaş’a otoban yapmak NEYİN KAFASIDIR?

  • Kubilay Eldemirci

    Kubilay Eldemirci Yazı Arşivi
    14 Aralık 2017 /   3120 Okunma

    Kaş’a otoban yapmak NEYİN KAFASIDIR?

    Türkiye’nin en önemli sürdürülebilir turizm merkezlerinin başında yer alan Kaş, son dönemde rant çevrelerinin dikkatini çekmiş durumda. Bu zihniyet; ne yapıp edecek, ihtiyaç olsun olmasın, eninde sonunda buralara bir şeyler yapıp bir şekilde yolunu bulmaya çalışacak. Tıpkı Karadeniz sahil yolunda olduğu gibi. Kaş’ın bu otoyola ihtiyacı var mıdır, yok mudur, ilçe halkı böyle bir istekte bulunmuş mudur? Kimin umurunda ki..

    KAŞ FARKLI BİR DESTİNASYONDUR

    Bunun yanında Kaş’ın en büyük özelliği farklı bir destinasyon olmasıdır. Kaş, asla bir Alanya, Manavgat ve Kemer değildir. Kundu ya da Belek hiç değildir. Kaş’a gelen turist bölgenin tarihi ve doğal güzelliğine, salaş haline, o eski sokaklarını görmeye, batık şehir Kekova’yı turistik yatlarla gezmeye, kafa dinlemeye gelir. Diğer ilçelerde ise durum biraz farklıdır. Buraya gelen turist, adeta otelin içine demir atar. Her şey dahil sistemi içinde bütün gün tıka basa yer, içer ve yatar. Yani ekstra hiçbir harcama yapmaz. Dolayısıyla Kaş faklıdır ve doğrusu da budur.

    RANT GÖZÜNÜZÜ BU KADAR MI KÖR ETTİ

    Şimdi siz kalkmış Kaş’a havaalanı ve otoban yapmaya ardından da 5 yıldızlı oteller dikmeye çalışıyorsunuz. İlk bakışta bunlar doğru gibi geliyor ama bunu yaparsanız Kaş’ı bitireceğinizi hatta betonlaştırıp yok edeceğinizi nasıl bilemiyorsunuz? Yani koskoca Antalya’da IQ’su yüksek demiyorum, normal bir insan yok mu bunu anlayabilecek? Ya da gerçekten rant gözünüzü bu kadar mı kör etti.

     

     

    ++++++

     

    NİZAMETTİN UCUZ ATLATTI

    Akdeniz Gerçek Gazetesi muhabirlerinden Nizamettin Özmen, önceki gün çok ciddi bir trafik kazası geçirdi. Emniyet kemeri taktığı için takla atan araçtan küçük sıyrıklarla çıkmayla başaran arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

     

    YENİ GAZETE AÇILIYOR

    Antalya’da önümüzdeki hafta içinde yeni bir gazete yayın hayatına başlayacak. Aldığımız duyumlara göre Konya’da çıkan, “Konya Postası” adlı gazetenin desteğinde çıkacak gazetenin adı “Meydan” olacak. Gazete yönetiminin iddialı bir kadro kurmak için şimdiden kolları sıvadığı ve birkaç isimle görüştüğü gelen haberler arasında. Şimdilik 8 sayfa çıkması beklenen gazetenin çok hızlı bir şekilde hazırlıklarının tamamlanmaya çalışıldığı ve 21 Aralık perşembe günü bayilerde olmasının beklendiği de öğrenildi.

    AGC ÖDÜLLERİ

    BU HAFTA VERİLECEK

    Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) 2016 Basın Yayın ve Gazetecilik Başarı Ödülleri ile Hasan Özkay Fotoğraf Yarışması ödül töreni, 17 Aralık Pazar akşamı Konyaaltı’nda bulunan Su Otel’de düzenlenecek.

     

    “KORKUTELİ BURADA”

    Korkuteli’de temmuz ayında yayın hayatına başlayan “Korkuteli Burada” isimli aktüel dergi, kısa sürede adından söz ettirdi. Yazı işleri müdürlüğünü ve editörlüğünü Nazan Yavuz, genel yayın yönetmenliğini Mürüvvet Özkan, görsel yönetmenliğini ise Nihat Saraç’ın yaptığı dergi aynı zamanda internette de yayında. “Korkuteli Burada” ekibinin çok yakında bidunya.com adlı siteyi de hayata geçirmesi bekleniyor.

    ++++

     

    GAZETECİLİK ÜZERİNE

    Bir gazete; yalnız haberleri olduğu gibi veren bir şey değildir. Onun amacı insanları düşündürerek, kızdırarak o konuda bir şey yapmaya özendirmelidir.  

     

    +++++++++

    HAFTANIN FIKRALARI.. HAFTANIN FIKRALARI..

     

     

    KAVANOZ

     Seksenlik ihtiyar yirmi beş yaşında bir taze ile evlenmiş. Vakit geçirmeden bir çocuk yapmaya niyetlenmişler. Tabi ki önce bir doktora danışmakta yarar var. Tavsiye üzerine bu alanda ünlü bir uzman doktorun yolunu tutmuşlar. Doktor kısa bir muayeneden sonra bir sperm testini uygun görmüş. Dedenin eline bir kavanoz tutuşturup:

    “- Şu kapalı bölmeye geçin” demiş,

    “-Orada bu kavanozun içine bir miktar sperm bırakıp kavanozu bana getirin…”

    İhtiyar adam denileni yapmış. Biraz sonra bölmeden sıkıntılı sesler, ahlamalar, uflamalar duyulmuş. Doktor ile genç gelin içeride ne olup bittiğini merak ederken dede başını dışarı uzatıp:

    – Doktor bey acaba karım da buraya gelebilir mi? diye seslenmiş.

    – Elbette! demiş doktor…

    Genç kadın da bölmenin arkasına geçmiş. Bu defa sesler ikileşmiş…Yine ahlamalar.. Uflamalar… Yeni evli çift bir süre sonra yorgun bir biçimde bölmenin arkasından seslenmiş:

    “-Doktor Bey acaba rica etsek sizde gelip yardımcı olabilir misiniz?”

    “-Eee o kadar da uzun boylu değil! Tabii ki hayır !”diye cevap vermiş doktor.

    Bunun üzerine yaşlı adam:

    “-Alın o zaman!” diyerek kavanozu umutsuz bir şekilde hekime uzatmış.

    Hekim kavanoza bakmış:

    – Ama bu kavanoz boş…

    – Evet, demiş yaşlı adam, olmadı…

    – Neden olmadı?

    – Olmadı işte… Sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim olmadı, iki elimle denedim gene olmadı.”

    “-E, karınızı çağırdınız!”

    “-Karım geldikten sonra, o da sağ ve sol elleriyle denedi olmadı, ağzıyla denedi olmadı, sonra ikimiz birlikte denedik gene olmadı.”

    “-Sizi çağırıp yardım istedik. Sizde gelmediniz.”

    “-Siz bu kadar uğraşıp yapamadıktan sonra ben gelseydim ne yapacaktım??”

    “-Siz belki kavanozu açabilirdiniz Doktor Bey!Biz başarmak için çok uğraştık ama açamadık işte..!”

     

    ANTEN

    Kaynana geline devamlı söylenirmiş ‘babanın evinden ne getirdin’ diye. Gelin sonunda dayanamamış “daha ne getireyim” demiş göğüslerini göstermiş, “kristal avize” demiş göbeğini göstermiş, “6 metrekare bünyan hali” demiş poposunu gösterip “renkli televizyon” demiş, sonra kaynanaya sormuş: “Oğlun ne getirdi kırık bir anten, o da oynamazsan göstermez.”

     

     


Yorum Yap