SAPACALI ŞAİR BEKİR YAŞAR

  • Gürkut Acar

    Gürkut Acar Yazı Arşivi
    12 Şubat 2020 /   1090 Okunma

    SAPACALI ŞAİR BEKİR YAŞAR

                        Sapacalı’yı tanır mısınız?

    Yeni kuşak halk şairlerinden biridir Sapacalı…

    Geçenlerde yazmıştım, bana “Yaşamınız şiir kadar, dilimiz kadar anlaşılır olsun” diyerek imzaladığı kitabını,(Biraz Pancar Kokar Balımız Bizim 2010).bilgisayarıma geçirip Ev Kütüphane’me kaydederken bir kez daha okudum.

    Her okuyuşumda ayrı bir şiirine takıldım doğrusu…

    61. sayfasında VEYSEL’İM başlıklı şiirine bakınız:

    Sen gideli bir boşluk var yerinde

    Sırlarına eremedik Veysel’im

    Her şey ayan beyan durur ortada

    Senin gibi göremedik Veysel’im

    Anadolu dövmeyince kıt verdi

    Tohumlar kısırdı tarla ot verdi

    İthal bize türlü türlü dert verdi

    Sebebini soramadık Veysel’im

    Kavga çıktı taraf olduk güçlüye

    Yasalarla umut verdik suçluya

    Savaş çıktı yardım ettik Haçlıya

    Sözümüzde duramadık Veysel’im

    Sapacalı kaynakları kuruttuk

    Turizm hapıyla halkı unuttuk

    Yurtta ve cihanda sulhu unuttuk

    Biz barışı kuramadık Veysel’im.

    Bekir Yaşar bir kitapta anlatılacakları on altı satırda anlatmış.

    “Günah” adlı şiirinde ise aşkı öylesine anlatmış ki kalbinizin derinliklerinde duyumsuyorsunuz: “ …Büyütmek istiyorum sevgimi/Sevginle birleştirip/Bölüşmek istiyorum sevgiyi çoğaltarak/Cehenneminde yanmak istiyorum/Aç kapılarını cehenneminin/Tanrı da görsün yanışımı/Sen de gör/Isın ateşimle yanmadan/Isıt, ateşinle yakmadan…”

    “Günah dediler hep/Seninle sevişmemi/Cehennem olsa da sıcaklığın/Yine de seni isterim” diyor, daha ne desin?

    Beni en etkileyen şiirlerinden biri de “Mehmet Bey’e” şiiri oldu:

    Selam söylen Karamanlı Mehmet’e

    Artık yünden değil halımız bizim

    Balkusan’da arılar şeker yiyor

    Biraz pancar kokar balımız bizim

    Konuklara bile turist diyoruz

    Yemekleri McDonalts’tan yiyoruz

    Rodi’denTifani’den giyiniyoruz

    Batının batısına yolumuz bizim

    Karaman’a havra kilise yaptırsın

    Buyrukları bilbordlara yazdırsın

    Okusun başkanımız, valimiz bizim

    Petrol türevinden pamuklar, yünler

    Batı müziğiyle artık düğünler

    Salam, sosis, jambon oldu öğünler

    Söylesin nolacak halimiz bizim

     

    Sapacalı ayrı düşmüş ilinden

    Sokaklarda sözcük arar dilinden

    Bey değil ki bir şey gelsin elinden

    Artık Türkçe değil dilimiz bizim…

     

    Sapacalı çağımızın yazarı, dogmalara, katılaşmış-kalıplaşmış düşünceye karşı ilerici, aydınlanmacı, kadın-erkek eşitliğine inanan bir yazar. Diyor ki “Kır kabuğunu tohumun/Kır taşlaşmış düşünceyi/Çimlendir aşk mevsiminde sevgiyi/Yeşert beden sıcaklığında…”

    Albert Einstein’ın ; “Ne yazık ki insanlığımız, teknolojinin gerisinde kaldı” sözünün yansımasıdır Sapacalı’nın dizeleri… Sapacalı, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlanma devriminin şairidir. Bir dörtlükle bitirelim yazımızı:

    Sensen yıllık birikimi yutulmuş

    Toprakları düşmanlara satılmış

    Cumhuriyet bir kansere tutulmuş

    Bir de buna demokrasi diyorlar…

     

     

     


Yorum Yap