YANIT: HİÇ BİRŞEY OLMAZ!..

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    17 Ekim 2020 /   655 Okunma

    YANIT: HİÇ BİRŞEY OLMAZ!..


    Son zamanlarda kimin ile karşılaşsam, telefon ile konuşsam, "SİYASET NE OLUR, Seçim olur mu?" diye soruyorlar.

    Önceleri saf saf, siyasi, ekonomik analizler yapıp çenemi yoruyordum. Şimdi tek bir yanıt var: HİÇ BİRŞEY OLMAZ!..

    Olmayacağı için değil, birşey olmasını haketmiyorsunuz da ondan.

    Nasıl mı? Hiç kimse darılıp, gücenmesin, tetikçilere de yanıt yok. Kumda oynasınlar burada onlara emek yok, başka kapıya!..

    Neden mi böyle düşünüyorum.

    En son seçim ne zaman oldu. 31 Mart ve 23 Haziran 2019'da.

    Yenilmez sanılan Ak Parti iktidarı yenildi mi, o günler öyle sanmıştık. Peki, yerel yönetimler ellerinden alındı mı?.. Onların adayı olmayan başkanlar kazandı. Nasıl yani?.. İşte öyle.

    Gelelim "nasıl yanisine". En önce bu yazacaklarıma tetikçilik yapacaklara yanıt vereyim, Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu bana "ne istiyorsun" dediği zaman, "sizin başkan ve partimin iktidar olmasını istiyorum, başka bir şey değil" demiştim. Başka şahitlerde var da ben sayın Prof Dr Haluk Koç diyeyim de yetsin.

    Eeee peki neden böyle bir yazı yazacaksın o zaman? Sorun kişisel değil ki. Ayrıca henüz, "Millete dar gelen, bana bol geliyor". Bu yaz yine güneyde olunca, göbeğim eridi "Fit" oldum da ondan.

    Yerel yönetimleri CHP adayları aldı mı? Evet. Millet İttifakı ile birlikte. Yani, yerel iktidar, bir şekilde bölüşülecek, paylaşılacak ittifak bileşenleri ile. Bundan daha doğal bir şey yok. O da tamam.

    Peki sorun ne? Sorun şu. Seçilen başkanlık ayrı, yerel yönetimlerin yönetilmesi ayrı. Nasıl?..

     

    Şimdi gel de BELEDİYEyi, belediye başkanların odalarında çay içilen yer, ya da "falan filan ..... bey, bizim için değerlidir, gerekenleri yapalım" denilen, gazeteci ise, gazetesi alınan ya da ilen verilen; işsiz ise harcalem bir iş bulunan ya da bir şeyler alınan, satılan ihale işlemlerinin yapıldığı yer sananlar çoktur.

    Elbette ki bunlar da yapılacak. Bunda hiç garip bir durum yok. Ama, bu işler ayrı, yönetim ayrı.

    CHP, seçim dönemi CHP'li olmuş ya da hâlâ olamamış kişileri başkan gösterip seçtirdi mi? Evet. Çok güzel.

    Eee peki, yönetim nasıl oluşacak. Çünkü yönetim bir ekip işidir. Hatta yönetim bir savaş ordusudur. Öyle, "..mış gibi kişiler" ile olmaz. Partinin ilke ve ideallerine inançlı, siyasi olmak gerek.

    Ama şunu da demiyorum. Su sayacı okuyacak ya da sokakları temizleyecek çalışan, partili olabilir ama, parti militanı demiyorum.

     Çünkü başkanları siyasi düşünce, duruş ve partilerinin ilkelerine ya da yeni moda ittifaklarının gerekliliklerine göre seçiyoruz. Bu öncelikler göz önüne alınarak üst yönetim ve çalışan planlaması yapılmalıdır.

    Şimdi bir dangalak da çıkıp, zaten öyle yapılıyor, nereden bileceksin, ne bileceksin gibisinden laf edip, "paralı köşesinde" iki tirat attırabilir. Ama boşverin boş teneke çok tıngırdar.

    Peki sokakta ki insan ya da özellikle CHP seçmeni bu duruma ne diyor. Önemli olan bu. Çünkü, atlanılan durum şöyle:

    Belediyelerde personel planlaması yapılırken, "Başkanı" bir sayıp, geri kalanını pay etmeye kalkar iseniz, en büyük yanlış o zaman başlar. Ki şikayetler de buradan kaynaklanıyor.

    Çünkü, başkan "işgören/çalışan" değil, organizasyonu yapan, denetleyen, hesap veren kişidir. Onu bir çalışan gibi düşünüp, personel planlaması yapmak, başkanın seçildiğ parti adına çok olumsuz yansır. O zaman, avantajlı olan başkanı seçen parti değil, ittifaka katılan parti/ler olur. Nitekim, olan da bu.

    Bilgi birikimi ve deneyim çok önemlidir. Her ne kadar CHP genel iktidardan uzak olalı çok ama çok oldu ama, yerelden de bazı yerlerde baya çok deneyimler kazanıldı. O zaman çalışacağı eleman/işgören seçeneği az olmamalı.

    Bir şekilde yönetim süreçlerinin içinde olan çok kişi var. Ama bunlar, bir şekilde görmezlikten geliniyor. Sayın CHP Genel Başkanın yakın çevresi, bir şekilde bu kişileri ya görmezlikten geliyor ya da bir bahane ile uzakta tutmaya çalışıyor.

    Daha çok örneklerim var da bir büyük ilde partili bir başkan döneminde Genel Sekreterlik yapmış, yine başka bir büyük ilde Belediye Meclisinde Grup Başkan Vekilliği yapmış kişileri tanıyorum. Ama onlara hâlâ akşamı, sabahı soran olmadı.

    Peki bu Yerel Yönetim seçimlerinden mutlu olan yok mu. Var. Eksi ülkücü ve MHP'liler. Onlar mevcut CHP yönetimine "Allah Razı olsun" diyorlar. Çünkü, bürokratik yönetimlerin ya bir numaralı ya da diğer önemli koltuklarında oturuyorlar.

    CHP yönetimlerinde şöyle yanlış bir yaklaşım ve anlayış var. "Biz seçilen başkanlara karışmayız". Tamam ihale işlerine karışmayın ama, genel politika ve stratejiler de partinin ilke ve stratejisi ile örtüşsün isterseniz. O yüzden, sokakta yurttaşa deseniz ki, "CHP'li belediyelerin ortak politikaları nedir?" Ne yanıt verilir, bilemem.

    Ben bu politika ve yönetim anlayışında SEÇİLMİŞ BAŞKANLARA hiç birşey demiyorum. Tam tersine kutluyorum. Kendilerince en az sorun ile süreci götürmeye çalışıyorlar, ya da götürüyorlar.

    Peki partileri. Siz yanıt verin bana ne.

    Yönetimlere yakın olanları ayrı tutuyorum ama, parti tabanı CHP politikalarına ve başkanların yönetim anlayışına, ateş püskürüyor.

    Ağlamayan çocuğa meme vermezler kardeşim. Sen doğru söyleyenleri "tu kaka" yapıp, yalakaların değirmenine su taşırsan, su testisi su yolunda kırılır ve susuz kalırsın.

    Başında sormuşlardı, "seçim olur mu" diye. Seçim olsa ne olacak ki, nasıl olsa "adamınız yoksa madamınızı" seçeceksiniz nasıl olsa.

    Bilin istedim.


Yorum Yap