Özel Günler

Sevr Antlaşması nedir, ne değildir?

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    8 Mayıs 2021 /   748 Okunma

    Sevr Antlaşması nedir, ne değildir?

    (10 Ağustos 1920'de İmzalamış ise de, Mustafa Kemal ATATÜRK'ün öncülüğünde yürütülen Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın sonucunda, Ulusal Kurtuluş Güçlerinin işgalcileri yurtlarından kovup;

     

    24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşmasını imzalamalarıyla birlikte, Sevr Antlaşması geçerliliğini kaybetmiştir)

    SEVR ANTLAŞMASI, 1'inci Dünya Savaşı sonrasında İtilâf/Müttefik Devletleri (İngiltere, Rusya ve Fransa, savaş başladıktan sonra da İtalya) ile İttifak Devletlerinden (İttifak Devletleri, Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve İtalya'dan oluşmuştur. Ancak, savaş başladıktan sonra İtalya; İtilaf Devletlerine katılmıştır) Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti arasında;

     

    10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Fabrikasının Müzesi'nde imzalanmış bir antlaşmadır.

     

    1'inci Dünya/Paylaşım Savaşı sonrasında galip gelen İtilaf Devletleri, yendikleri İttifak Devletleri ülkeleri olan Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile barış antlaşmaları imzalamaya karar vermişlerdir. Bunlardan;

     

    Almanya ile Versay'da,

     

    Avusturya ile Sen Jerman'de,

     

    Macaristan ile Triyanon'da,

     

    Bulgaristan ile Nöyyi'de,

     

    Antlaşmalarını imzalamışlardır.

     

    Osmanlı Devleti de Sevr'de, SEVR Antlaşmasını imzalamış ve;

     

    Galip İtilaf/Müttefik Devletler ile Osmanlı Devleti arasında,

     

    Savaşa bu antlaşma ile son verilmiştir.

     

    Osmanlı Devletinin, birçok toprağını, ekonomik özgürlüğünü ve bütünlüğünü kaybettiği Antlaşma 433 maddeden oluşmaktadır.

     

    Osmanlı Devleti adına, Sadrazam Damat Ferit Paşa, eski Maarif Nazırı Bağdatlı Mehmed Hâdî Paşa, eski Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisi Rıza Tevfik Bey ve Bern Sefiri Reşat Halis Bey'ler ile,

     

    İtilaf Devletleri Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı, Çekoslovakya temsilcileri arasında imzalanmıştır.

     

    O dönemde Amerika Birleşik Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu ile doğrudan savaşmadığı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ise henüz Milletler Cemiyeti/Birleşmiş Milletler üyesi olmadığı antlaşmaya dolaylı taraf olmuşlar ise de, imza atmamışlardır.

    Sevr Antlaşmasını konu başlıklarında şu maddeler olarak özetlemek olasıdır:

     

    İlk 26 madde, olayı, tarafları tanımlarken,

     

    **Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya'nın büyük bölümü Yunanistan'a; Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin ve Cizre kent merkezleri Suriye'ye (Fransız Mandası); Musul vilayeti en kuzeydeki kazası İmadiye dahil tamamen El Cezire'ye (Birleşik Krallık Mezopotamya Mandası, sonradan Irak) İstanbul Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalacak;

     

    **Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlarda deniz trafiği içinde Osmanlı İmparatorluğu'nun bulunmadığı on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletlerin donanmalarını yardıma çağırabilecek;

     

    **Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık için başvurabilecek;

     

    **İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı İmparatorluğu egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan'a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan'a katılması için plebisit yapılacak;

     

    **Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı, Ermenistan Cumhuriyeti'ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (ABD Başkanı Wilson 22 Kasım 1920'de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a verdi.);

     

    **Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;

     

    **Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrimüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okul ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı'nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;

     

    **Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri kuvveti;

     

    35.000'i jandarma, 15.000'i özel birlik,

     

    700'ü padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacak.Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesi'nde askeri tesis bulundurmayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;

     

    Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak;

     

    **Borçlar ve Savaş Tazminatı (madde 231-260): Osmanlı İmparatorluğu'nun mali durumundan ötürü savaş tazminatı istenmeyecek, Türkiye'nin Almanya ve müttefiklerine olan borçları silinecek;

     

    ancak Türk maliyesi müttefikler arası mali komisyonun denetimine alınacak;

     

    **Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı'nın 1914'te tek taraflı olarak fesh ettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;

     

    **Ticaret ve Özel Hukuk (madde 269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan iş bölümü çerçevesinde yönetilecek; iş ve işçi hakları düzenlenecek.

     

    Sevr Antlaşmasını Maddelerini  özetlemek gerekise:

     

    İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalmaya devam edecek. Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü yerler İstanbul ve çevresinden oluşan küçük bir toprak parçası olacak; eğer Osmanlı Devleti, İtilaf güçlerinin belirlediği şartlara uymazsa İstanbul’da ellerinden alınacak,

    Batı Anadolu ve Doğu Trakya Yunanlılara verilecek,

    Ege Adaları Yunanistan'a bırakılacak, Rodos ve 12 Ada İtalya'ya verilecek,

    Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti ve güneyinde Kürdistan Devleti kurulacak,

    Irak, Musul ve Arabistan İngiltere’ye verilecek,

    Boğazlar, bütün ülkelerin gemilerine savaş zamanında dahi açık bulundurulacak ayrıca boğazlar on ülkeden oluşan bir Avrupa Komisyonu tarafından yönetilecek ve bu komisyonda Türk üye bulunmayacaktı,

     

    Kapitülasyonlar; İngiliz, Japon, Fransız ve İtalyanlardan oluşan bir komisyonun düzenlemesiyle genişletilerek yeniden gündeme gelecek ve bütün azınlıklar bu ayrıcalıklardan yararlanabilecekti. Ayrıca azınlıklara geniş haklar verilecek ve askerlik yapmayacaklardı,

    Azınlıklar sınırlarımız içinde okul ve dini kurumları açabileceklerdi. Osmanlı'nın bu konuda yaptığı uygulamalar ise denetlenebilecekti,

     

    Osmanlı Devleti’nin mali durumu ve bütçesi İngiliz, Fransız ve İtalyanlardan oluşan komisyon ile Düyun-u Umumiye İdaresi tarafından yönetilecekti. Bu komisyonda Osmanlı üyeleri sadece danışman olarak yer alacaktı,

    Osmanlı, mali bakımdan zor durumda olduğu için savaş tazminatı vermeyecek ve borçları silinecekti,

    Osmanlı Devleti’nde zorunlu askerlik kaldırılacak ve askeri gücü 50.700’ü geçmeyecekti. Ayrıca orduda ağır silahlar ve uçaklar kesinlikle bulunmayacak ve Osmanlı donanması İtilaf Devletleri’nin kontrolü altında olacaktı,

     

    Deniz Kuvvetleri’nde 13’ten fazla savaş gemisi bulunmayacak,

    Kürtler, Doğu Anadolu'da bağımsız bir devlet kurmak isterlerse ve bu istek Cemiyet-i Akvam tarafından kabul edilirse, Osmanlılar bu durumu kabul edecekti,

    Osmanlılar, Mısır üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek, Filistin, Irak ve Suriye için alınan kararlara uyacaktı.

     

    Hicaz bağımsız bir devlet olacaktı (Arap ülkeleri istediğini aldı),

    Osmanlı Devleti İzmir’deki egemenlik haklarını Yunanistan’a bırakacak ve kalelerden sadece birinde Türk bayrağı dalgalanacaktı,

    Şam ve çevresi, Mardin, Antep ve Urfa Fransa'ya verilecek ve Sivas’ın kuzeyine kadar olan bölgede Fransız nüfusu yer alacaktı,

    İzmir bölgesi dışındaki Batı Anadolu, İtalya'ya ait nüfus bölgesi olacaktı."


Yorum Yap