Memurların görev yetki ve sorumlulukları

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    24 Ekim 2021 /   778 Okunma

    Memurların görev yetki ve sorumlulukları

    Yine gündem değişsin diye olay asıl mecrasından çıkartıldı, saçma sapan bir yere gidiyor. Ve bilen de konuşuyor, bilmeyen de.

    Konuya girmeden önce bir Nasrettin Hoca fıkrası anlatayım da, neden bunları söyledim anlaşılsın.

    Hoca bir gün eşekten düşer. Eşekten düşmek öyle sıradan bir şey değildir. Hatta Anadolu'da "Attan düşene bir şey olmaz da, eşekten düşen ölür" diye atasözleri vardır.

    Eşekten düşen Hocanın canı pek acımakta ve kıvranmaktadır. Çevresinde toplananlardan her kafadan bir ses çıkmakta ve bunlara dayanamayan Hoca da: "bırakın konuşmayı da, aranızda eşekten düşen var mı, halimden o anlar" der.

    Bu yüzden, eşekten düşmekten kıl payı kurtulmuş eski bir bürokrat olarak son günlerde ki "KANUNSUZ EMİR" tartışmalarına değinmek istiyorum.

    Bir kere olayı yasal açıdan bir tanımlayalım.

    Devlet Memuru kimdir, görev, yetki ve sorumluluğu nedir?

    657 sayılı Devlet memurları Kanunu, 14/7/1965 tarihinde TBMM'de kabul edilmiş ve 23/7/1965 tarihinde de 12056 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

    Bu kanunun amacı, Madde 2'de böyle tanımlanmıştır:

    "Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, YÜKÜM ve SORUMLULUKLARINI, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler."

    Peki başka? Kanun, Devlet Memurlarının neye ve kime SADIK olacağını ve kalacağını da tanımlamıştır:

    "Madde 6: Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatle uygulamak zorundadırlar."

    Başka başka, elbette ki Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları da tanımlanmıştır:

    "Madde 11: Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar."

    Bu da güzel. Hatta sanırım bazı görevli memurlar, Başkanlık ilgililerine, yetkililere, Başkan'a yasanın bu bölümünü okumuşlar.

    İyi de bir de bu yasa maddesinin ikinci bendi var, orada da:

    "Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

    Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz."

    Başka başka? Peki, Devlet Memuruna yaptığı işten, görevinden (yasal ya da değil) dolayı öyle önüne gelen dava açabilir mi?

    Buna da bakalım.

    Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Yargılanması ve Soruşturma açılabilmesi de yasa tabidir.

    Bu konu da, 4483 sayılı yasa, 2/12/1999 tarihinde kabul edilen 4483 sayılı yasa ile düzenlenmiştir.

    Yasanın amacı da, "Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir." der ve;

    Bu yargılama ve soruşturmanın yapılabilmesi için gereken süreci ve İzin vermeye yetkili mercileri, makamları da 3'üncü madde tanımlanmıştır.

    İşte tüm olaylar bu çerçevede gelişiyor, yaşanıyor.

    Bir kere Kamu görevlisi devlet memuru, kanuna aykırı bir iş yapamaz. Yapmak durumlarda kalırsa, emri veren makamlardan "Mesuliyet-i Deruhte Varakası" adı altında bir belge alabilir.

    Bu da 657 sayılı Devlet Memurları, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu 35'inci maddesi gibi yerlerde düzenlenmiştir.

    Hatta 657 Sayılı devlet memurları kanununda bir amir altındaki kişiye yasalara uygun olmayan bir görev verildiğinde, alt memurun şöyle bir hakkı doğar:

    "Bu emriniz yasaya aykırıdır ve bu emri bana yazılı olarak verin" der ve amirinden yazılı emir ister ve Amir de, bu talebini alt memura yazılı olarak verir ki; bu yazılı emre “Mesuliyet-i deruhte varakası” yani; sorumluluğun amir tarafından yüklenme belgesi denilir.

    Bütün olay budur. Herkesin bir görev, yetki ve sorumluluğu vardır, Anayasal Hukuk Devletinde, kimse yasalardan üstün ve hukukun, yasaların üstünde, dışında ve istisna/ayrıcalıklı değildir.

    Dolayısı ile CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu'nun sözünü ettiği gibi, bir örnek Isparta Şehir Hastanesi İnşaatı ihalesidir.

    İhale kararına şerh koyan İhale komisyonu üyesinin notu:

    Temel atma töreninden 134 gün sonra, 24 Temmuz 2014'de saat 14.00 deki ihaleyle komisyonu kararına, 6 üyenin imzalanmasına karşın, karara şerh koyan Komisyon üyesi Nurten Seyhan, ihale yapılmadan temelin atıldığını da hatırlatıp, koyduğu muhalefet şerhi:

    “İhale süreci sonuçlandırılıp, ihale komisyon kararı almadan ihaleyi kazandığı belirtilen firma ve bakanlık yetkilileri ile birlikte 12 Mart 2014 tarihinde Isparta Şehir Hastanesi'nin temel atma töreni yapılmıştır. İhale kararı almadan önce gerçekleşen temel atma töreni hukuka aykırıdır, ihale komisyonunu zor durumda ve zan altında bırakılmıştır.”

    Bütün bu yasa ve olay örnekleri de göstermektedir ki, demek ki YASAL OLMAYAN, USULSÜZ TALİMATLAR verilebiliyor.

    Bürokraside buna " İstim Arkadan Gelsin" deniliyor. Yapılması gereken işler ne ise yapılsın, işin yasallığı gerekliliği neyse daha sonra nasıl olsa hallederiz, benim/bizim gücümüz her şeye yeter lafının kısa söylenişidir.

    Dolayısı ile İSTİM ARKADAN GELSİN işleri yapılabiliyor, bu işlere de onurlu, güvencesi olan memurlar karşı çıkabiliyor.

    Yapılan bu tür yasal olmayan işler için sayın Kılıçdaroğlu'nun söylemi çok doğru ve yerindedir.

    Devlet memuru, Kamu Görevlilerine yasal olmayan, usulsüz emirleri yerine getirmemeleri konusundaki uyarısı ise yerinde ve yeni bir iktidar sürecinde kamu görevlilerine güvencedir.

    Bunun ötesi ise kim ne derse desin, boştur.

    Ne demiş atalar, "aynası iştir kişinin lafa bakılmaz".

    Bizde son tümce olarak, güvencesi yasalar ve yürekli yöneticilerdir Memurların; usulsüz emir ve talimatlara bakılmaz!..


Yorum Yap