Çıkış kalmadı

  • İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal Yazı Arşivi
    8 Ocak 2021 /   814 Okunma

    Çıkış kalmadı

    Ben, bu Ülkeyi yönetenleri ayakta alkışlıyor ve alınlarından öpüyorum.

    Neden mi? Gayet basit.

    Bu kafa ile bu ülkede ne sorun biter, ne de sorunlar çözülür. Ama sorunlara sarıla sarıla gidilir. Her seferinden bir çözüm bulunur.

    Bırakın 2020'nin uğursuzluğunu, soysuzluğunu ve umutsuzluğunu

    Ey Ahali 2021'e girdiniz mi? Evet.

    Hani maçlar için felaket senaryosu yazacaklar, "dakika bir, gol bir" derler ya, işte 2021'de bu ülkede aynı olayı ya da sorunu yaşıyoruz.

    Daha ilk gün, elektrik, doğal gaz, araç pulu, harç pulu, haraç pulu ne var ne yok ise hepsine zamlar gelmiş.

    Eeee çalışanlar ile, emeklilere de zamlar gelmiş. Ne güzel.

    Çarşı pazar mı? Serbest piyasa, oralara karışamayız. Marketlerin ancak, zamlı yağ, tuz haberlerini yaparız o kadar.

    Mahalle pazarı dağılmış, kalanlar içinde sebze meyve toplayan teyzem ne mi diyor. Pazarcılar değil de bunu bile burada bulduran hükümete ve başkanımıza şükrediyor.

    Sendika başkanı, kendi maaşını söylemiyor am, tüyleri için ağlarmış gibi yapıp, enerji harcıyor. Mahvoluyor zavallı adam.

    Siyasiler mi, onlar bir dolu bir, bir daha dolu maaş, yolluk, harcırah, derken belki meclis lokantasına da zam gelmiştir ama, onlar bile simit parasına bir porsiyon yemek zammına bile ses çıkarmıyorlar.

    Derken, görevli olduğu günler devletin bütün gizli kapılarını açan amca, bir den derin sosyolojik bir analiz yapıyor ve Rahmetli Adnan Menderes'in nerede hata yaptığına karar veriyor.

    Bir Siyasi amaca, birden adaletin neden düzgün istemediğine karar veriyor ve adaletin üstüne serilen "türban" örtüsünü kaldırıp, ortaya atıveriyor.

    Hemen takımın karşı oyuncuları topa kafa atarak giriyor ve karşılıklı paslar ile türbanlaşıyor, kurbanlaşıyorlar.

    Derken saha yeni bir oyuncu giriyor ve "“Ben hard rock dinleyen, Metallica dinleyen bir Rektörüm" deyiveriyor.

    Buyur burdan yak.

    Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olur derler. Çarşamba da al sana Amerika’dan Senatoyu basma görüntüleri.

    Amerikalılar gerçekten bir hoşlar. Bir zamanlar bizim adamları eğiten, donatan onlardı, ama şimdi bizim adamların "himmetine" ihtiyaçları var gibi.

    Ne o ya, bağrı bacağı açık boynuzlu moynuzlu adamlar meclisi basacak ve kapılara kelepçe vurulmayacak, yaka paça kapının önüne konulmayacak. Yakışmadı Sam Amcanın torunlarına.

    Eeee, ne diyorsun kardeşim sen ya mı? diyorsunuz. Hiççççç!..

    Ya sizin keyfiniz yerinde. Seçtikleriniz sizin için canlarını feda ediyorlar, ben sizin yalancınızım, fotoğraflarını, haberlerini paylaşan sizsiniz. İktidarın azıcık canı sıkkın ama,

    Boş verin ya.

    Çalışana, emekliye tek rakamlı zamlar kaşık ile verilirken, vergiler ve vergi gibi bütçeye konulan zamların tahisiları çift rakamlı, kepçe ile alınıyor.

    Biliyorum azıcık üzüldüğünüzü. Ama olsun.

    Yok efendim "kıyamet günü" senaryoları,

    Tünele girmeden önce son çıkış, son yakıt istasyonu gibi levhalar sizin ne umurunuzda ola ki, boş verin araba tünelin ortasında kalır ise kalsın. Cep telefonunuz sağ olsun arar bir çekici, çeker, çeker gider.

    Siyasiler kafa pasları ile oynarken, rektör aşağı kalır mı, o da ‘hard rock müzik’ dinleyip metalica dans ediyor.

    CHP'yi bir yerlere bulaştırıyor ama, ben onun anlattığı hikayeye baktım öyle bir siyasi/belediye başkanı yok. Kim akıl verdi ise, yanlış vermiş. Yakında o yanlış tartışması da bir iki gün sürer.

    Zamlar ve cüzdan sorunu mu.

    Amannnn, sizin de hiç başka sonunuz yok ya.

     

    Sevgili Çiğdem Talu ne demişti,

    "Aşk yarasımı yüzünü solduran?

    Genç yaşta seni hayata küstüren

    Kimdir elini kolunu bağlayan?

    Bir oh demeyi kimdir sana çok gören?

    Geçer, geçer, geçer, geçer

    Bunlar da geçer… Bunlar da geçer

    Üzme tatlı canını… Bunlar da geçer".

    Neler geçmedi ki.

    Buna da alışırsınız, azıcık canınız acır ama, zamanla zevk alır hale gelmeniz çok sürmez. Geçer, geçer gerçekten bunlar da geçer.

    Her ne kadar siyasiler kafa pasları ile, rektörler metallica ile oynarken, sen de boş durma haydi:

     

    Bak Oğuz Yılmaz ne diyor:

    Hayatını yaşa şükret mevlaya

    Hiç götüren var mı öbür dünyaya

    Haydi kollarını kaldır havaya usta

    Bas bas paraları leylaya

    Bi daha mı gelicez dünyaya"

     

    Gerçekten ya, boş verin öyle ona buna üzülmeyi. 


Yorum Yap