ATB Başkanı Ali Çandır, ANFAŞ Fuar Merkezi'ndeki fuarın açılışında yaptığı konuşmada, 13 yıl önce “Sizin oraların nesi meşhur” deyişiyle yöresel ürünler yolculuğuna başladıklarını hatırlattı. Katılımcıların fuarda birkaç saat içinde doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine buram buram Anadolu’yu gezme imkanına sahip olacağını dile getiren Çandır, “Yöresel ürünler projemizi çalışırken hiç aklımızdan çıkarmadığımız amaçlarımızın gerçekleştiğini gördükçe ekip olarak gururumuz daha da artmaktadır. Memleketimizin her bir köşesinden ayrı güzellikte fışkıran yöresel ürünlerimizin; tanınırlığını artırmak, kalitesini standartlaştırmak, üretimini artırmak, ürünlerin hakkını hukukunu garanti altına almak, istihdamı artırmak ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak amaçlarını hiçbir çalışmamızda dikkatimizden kaçırmadık. Eğer bu amaçlar uğrunda kararlılıkla çalışmaya devam edersek kesinlikle başaracağımızı biliyorduk. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir medeniyetler zenginliğine ve derinliğine sahibiz” diye konuştu.

 


"YÖRESEL ÜRÜNLER DAHA ÇOK TANINIR HALE GELDİ" 

  12 bin yılda biriktirilen kültür ve medeniyet zenginliğine ait ürünlerin değerini bildiklerinin altını çizen Ali Çandır, “Ayrıca bir şey daha biliyoruz ki dünyada birkaç yüz yıllık geçmişe sahip ülkeler, kendi yöresel ürünlerinden milyarlarca dolarlık ihracat yapıyorlar, katma değer oluşturup kırsalda yaşamayı motive ediyorlar. Bugün artık yöresel ürünler; ülkemiz genelinde çok daha tanınır, talep edilir ve doğal olarak hemen her yerde üretilip satılabilir hale gelmiştir. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu, bu yöresel ürünlerin hakkını ve hukukunu korumak ve garanti altına almaktır. Bu korumayı, hem ulusal hem de uluslararası alanda, sağlayan coğrafi işaret tescilleridir” dedi.

Çandır, son 12 yılda coğrafi işaret tescilli yöresel ürün sayısının 109’dan 921’e, başvuru sayısının ise 160’dan 723’e yükseldiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği’nde 7 ürünün tescillendiğini 24 ürünün işlemlerinin devam ettiğini işaret eden Çandır, “Dünyada ise 10 bin civarında coğrafi işaretli ürün bulunmaktadır. Bu tescillerin yüzde 40’ından fazlası ise oda ve borsalarımızın bünyesindedir. Bu fırsatla oda ve borsalarımızı, elini taşın altına koyması için cesaretlendiren, coğrafi işaretlerin gelişimini, ticaretini önemseyen bizi bu yolda hiç yalnız bırakmayan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve onun nezdinde tüm oda ve borsa başkanlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

YÜZYÜZE İŞ GÖRÜŞMELERİ

  Ali Çandır, fuara 76 ilden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, 113 oda ve borsa 16 kalkınma ajansı, 83’ü kadın kooperatifi olmak üzere 150 kooperatif ile toplam 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığını kaydetti. Fuarda 9 farklı zincir market ve e-ticaret sitesi ile üreticilere ve katılımcılara yüz yüze iş görüşmeleri (B2B) imkanı sağlandığını dile getiren Çandır, bu kapsamda bine yakın görüşme beklediklerini belirtti.

 

SEMİNER VE KONSER

  Coğrafi işaretli ürün üreten ve ticaretini yapan üretici ve katılımcılara e-ticaret ve dijital dönüşüm desteği konularında eğitimler sunulacağı ifade eden Çandır, “Fuarımızda yöresel ürünle ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı ile birlikte “Coğrafi İşaretler YÖREX Buluşması” isimli bir seminer düzenleyeceğiz. Seminerimizde; coğrafi işaretlerin dünyadaki ve bizdeki durumu ile ilham veren başarı öykülerini uzman konukların katılımıyla konuşup tartışacağız. 23 Ekim Cumartesi günü ise Grup Gümüş Pena konserimiz olacak” diye konuştu.

 

“YÖREX, TÜRKİYE’NİN VİTRİNİ”

  TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sahip olunan yöresel ve coğrafi işaretli ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla 2010 yılında “kriz varsa, çare de var” sloganıyla YÖREX’in yola çıktığını hatırlattı. ATB’nin başlattığı bu girişimi TOBB olarak desteklediklerinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Aradan geçen 10 yılda, 3 bin katılımcıya ve 1 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptık. YÖREX, aynı zamanda ülkemizde coğrafi işaret ekosisteminin gelişmesine de önemli katkılar sundu. 10 yılda tescilli coğrafi işaret sayısı 110’dan 921’e, başvuru sayısı ise 160’tan, 721’e çıktı. YÖREX, coğrafi işaret algısının ve bilinirliğinin ülke genelinde artmasını sağladı. Ayrıca YÖREX, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) özel ödülüne ve Oda-Borsa Proje Yarışması Jüri Özel ödülüne layık görüldü” ifadelerini kullandı.

  Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in artık Türkiye’nin yöresel ürünler ve coğrafi işaretler vitrini olduğunu belirterek, burada Türkiye’nin tüm renklerinin bir araya geldiğini söyledi.

  Geçen yıl pandemiden dolayı YÖREX’in yapılamadığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, Çok şükür bu yıl 11. YÖREX’te yeniden birlikteyiz. Bu yıl YÖREX’e sponsor olan Trendyol’a da teşekkür ediyorum. Bugün; valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız, belediyelerimiz, kalkınma ajanslarımız, oda-borsalarımız, kadın girişimcilerimiz ve kooperatiflerimiz ve üreticilerimiz de burada. 600’den fazla katılımcı bugün bizlerle. Eğer coğrafi işaretler bugün bu kadar biliniyor ve önemseniyorsa, bunda oda ve borsalarımızın ve en başta da kadın girişimcilerimizin payı çok büyüktür. Bu işe sahip çıktılar. Son 10 yılda coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 40’ını, oda ve borsalarımız tescil ettirdi. Onlar tarafından tescil edilen ve başvurusu yapılan ürün sayısı 642’i oldu” ifadelerine yer verdi.

  TOBB’un coğrafi işaretlerde nicelikten niteliğe geçiş vizyonunu da paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Burada öncelikle oda ve borsalarımız vasıtasıyla coğrafi işaret üreticilerini kayıt altına almaya başladık. Üreticiler, tescil sahibi olan oda veya borsa ile sözleşme yaparak, coğrafi işaretli ürünün üretimine başlıyorlar. Oda ve borsalarımız da bunu denetliyorlar ve bu piyasasının oluşmasını sağlıyorlar. Böylece coğrafi işaretlerin ticarete daha çok konu olmasını da mümkün kılıyorlar. Bu kapsamda YÖREX’i, yöresel ürünlerin ve coğrafi işaretlerin markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline getirdik. YÖREX’te her yıl coğrafi işaret üreticiler ile ulusal perakendecileri ve e-ticaret portalları bir araya getiriyoruz. İkili iş görüşmeleri yapmalarını sağlıyoruz. Yine coğrafi işaretlere özel e-ticaret portalları ile kampanyalar yapıyoruz. Coğrafi işaret üreticilerinin e-ticarette daha çok yer almalarını sağlıyoruz” dedi.

  Hisarcıklıoğlu, sadece yurtiçi tescille işin bitmediğini dile getirerek, yurtdışında da tescil ettirmenin ve küresel pazarlara girmenin önemli olduğunu vurguladı.

 

“YÖRESEL ÜRÜNLERİNİZE SAHIP ÇIKIN”

  Şu ana kadar 7 ürünün Avrupa’da tescillendiğini, 24 ürünün de değerlendirme sürecinde olduğunu aktaran Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bunu başaran oda ve borsalarımı canı gönülden tebrik ediyorum. TOBB Brüksel Ofisimiz ile coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz. Coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı olması için de bir rehber hazırladık. Son olarak da coğrafi işaretlerimizin izlenebilirliği, takibi ve sertifikasyonunu sağlamak amacıyla akıllı etiket projesi üzerinde çalışıyoruz. Artık tüketici, coğrafi işareti güvenle tercih edecek, üretici de ürünü gururla sunacak. Şunu da hepimiz bilmeliyiz, bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmezsek, dış pazarlara hiç anlatamayız. Dünyada çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliğine sahibiz. Son dönemde yaşanan ekonomik çalkantıdan kurtulmanın çözümü de Anadolu topraklarında yatıyor. 200’den fazla peynir çeşidimiz var. Avrupalılar milyar dolardan peynirden gelir elde ediyorlar. Markalaştıracağımız 200’den fazla peynir çeşidimizi, diğer ürünleri dünya pazarına sunacağız. Zengin olmak istiyorsanız, bölgenizi zengin etmek istiyorsanız kendi yöresel ürünlerinize sahip çıkın. Bunları araştırın, markalaştırın ve dünyaya satın. E-ticaret ve e-ihracat ile tüm dünyaya bunları gönderin” dedi.

 

 “MARKALAŞMADA CİDDİ MESAFE ALDIK”

  ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya’nın son yıllarda turizmde ve tarımda önemli gelişmeler yaşadığını dile getirdi. YÖREX’in fuardan öte bir etkinlik olduğunu ifade eden Çetin, “Hem ulusalda hem yerelde gıdada markalaşmada ciddi mesafe aldık. Biz de oda olarak 5 coğrafi işaretli ürün aldık. Bizim gündemimizde gastronomi fuarları var. Önümüzdeki yıl çok daha iyi başarılara imza atarız” dedi.

 

 "TARIMDA İSTİHDAM ARTMALI"

  Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tarım üreticilerinin sorunlarını yakından takip ettiklerini dile getirdi. Üreticinin, köylünün alın terinin kıymetini çok iyi bildiklerini ifade eden Böcek, “Pandemi ve iklim değişikliğine bağlı olarak, doğal afetler, kuraklık gibi risklerle tarım sektörü derinden etkilenmektedir. Bir avuç toprağın bile önemli olduğunu herkes tarafından anlaşılmıştır. Üreticilerin maliyeti düşürülmeli  ve tarımda istihdam arttırılmalıdır. Büyükşehir olarak bugüne kadar yerelden kalkınma projelerini uygulamaya, tarımı geliştirmeye özen gösteriyoruz” dedi.

 

  "DÜNYAYA DEĞERLERİMİZ ÖĞRETECEĞİZ"

  Antalya Valisi Ersin Yazıcı, "YÖREX’i daha da büyüterek yöresel ürünler coğrafi işaretli ürünlerin dünyaya tanıtımına dünya şehrinden hep birlikte yapacağız. Manavgat’ın köylerini etkileyen yangın yaşadık. TOBB Başkanına destekleri için teşekkür ediyorum. Dünya pazarına yöresel değerlerimizi bize ait olanları dünya piyasasına hep birlikte pazarlayacağız. Bütün dünyaya değerlerimizi öğreteceğiz. Belki biraz geri kalmış, bazı ürünlerimizde gecikmiş olabiliriz ama inanıyorum ki bu ülkenin güzel insanları borsa ve oda başkanları üyeleri yöresel ürünler başta olmak üzere  diğer ürünleri dünyanın zirvesine taşıyacaktır” diye konuştu.

 

    


FUARA GİRİŞ ÜCRETSİZ

Konuşmaların ardından TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ATB Başkanı Çandır’a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından protokol fuardaki stantları gezdi, ikram edilen yöresel ürünlerin tadına baktı.

  Fuara, konuşmacıların yanı sıra TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, milletvekilleri, valiler, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, çok sayıda oda borsanın temsilcisi ve vatandaşlar katıldı.

  Girişin ücretsiz olduğu fuar 5 gün açık olacak ve Anadolu’nun gerçek değerleri ziyaretçilerle buluşacak. (İHA)

Editör: TE Bilisim