Şimdi hangi cemaat soruları çalacak ?

Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bilimin en temel ilkelerine aykırı bir şekilde eğitimi itibarsızlaştırması sonucu çocukların geleceğiyle oynandığını iddia etti. Eğitim Sen Başkanı Kadir Öztürk ise şimdiye kadar birçok sınavda şaibe çıktığını belirterek, “Geçmişte soruları FETÖ çalıyordu. Şimdi hangi cemaat soruları çalacak belli değil” dedi.

Şimdi hangi cemaat  soruları çalacak ?

Şimdi hangi cemaat soruları çalacak ?

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim iş) Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, 15-16 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Akdeniz GERÇEK’e konuştu. Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, liseye ve üniversiteye giriş sınav sisteminin belirsizliklerle dolu olduğunu vurgulayarak, ”Liseye giriş ve Üniversite sınavlarıyla ilgili onlarca değişiklikler ve belirsizlikler, liselerde temel ders olan matematik dersinin etkisizleştirilmesi, öğrencileri eleme adına zorlaştıran anlayış, ders kitapları ya da müfredatla sık sık oynamalar eğitim sistemimizi alt üst etmektedir” dedi. 

SAĞLIKLI BİREYLER YETİŞTİREMEYİZ

Iltar, iktidar eliyle sık sık yapılan değişiklikler sonucu çocukların çalınan geleceklerinin hesabının er geç sorulacağını aktardı. Son sisteme dair ise hükümetin hayali olan özel okuldan başka bir şeye hizmet etmediğinin altını çizdi. Iltar, “Çocuk ve gençlerimizin, geleceğimizin siyasi iktidarın yarattığı enkazın altında yok olmaması için acil adımlar atılması zorunluluğunu bir kez daha belirtiyor, Çocuklarımızın öğrenmeye değil, sınavlara koşullandırıldığı, öğretmenlerin düşük ücretle, esnek ve güvencesiz çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın sınır tanımadığı, okullardan bilim ve sanatın kapı dışarı edildiği, matematiğin tartışmaya açıldığı, dini referans alan uygulamaların arttığı bir eğitim sistemiyle sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi mümkün değildir” dedi.
ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİSİ ALT ÜST

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk ise ezberci sınav sistemini başından beri eleştirdiklerini hatırlatarak, “12-13 yıllık eğitimlerini üç buçuk saate göre değerlendiriliyor. Bu zaman aralığında öğrencimiz heyecanlı olabilir hasta olabilir. Eğitim sistemi ezbere dayalı olduğu için çocuklarda ezbere dayalı bir sistemle sınava giriyor. Sonuçta bu çocuğun yeteneğini kültürünü 12 yıllık birikimiyle ölçmüyor aslında. Ezberlediği yerleri sınavda aklına geldikçe çözüyor. Çocukların psikolojisi alt üst oluyor” dedi.
EĞİTİM GERİCİ ZİHNİYETE DAYALI
Her öğrencinin bir grafiği tutulan ve yeteneğine ve bilgi birikimine göre bir sistem oluşturulması gerektiğini söyleyen Öztürk, “Bu şekilde olmaması gerekiyor ama bizde de tam tersi oluyor. Bizde zaten eğitimin içi boşaltıldığı için şuan gerici zihniyete dayalı bir eğitim veriliyor” ifadelerine yer verdi.
Öztürk, her yeni gelen Milli Eğitim Bakanı’nın farklı sistemler uygulamaya başladığına dikkat çekerek şöyle devam etti: “En son gelen bakanı da özellikle ucuz işçi ve özelleştirmeyi hızlandırması için getirdiler. Meslek liseleri TOBB’a satılıyor. Turizm Fettah Tamince’ye peşkeş çekiliyor. Bu tür şeyleri hızlandırsın diye getirilen bir bakan var karşımızda.”  
ŞİMDİ KİM ÇALACAK?

Eğitimin içinin boşaltıldığını ve sistemin tamamen yanlış olduğunu vurgulayan Öztürk, “Şimdiye kadar bu sınavlarda birçok şaibe çıktı. Geçmişte FETÖ soruları çalıyordu. Hükümet kendisi söyledi. Şimdi hangi cemaat soruları çalacak hangisi soruları önceden görecek belli değil. Ensar vakfı mı olur bilemiyoruz. Sonuçta bu şekilde yaşıyoruz” diye konuştu.  Dilara AÇİKYİLDİZ

 


yorum-resim

Ali aksit21 Aralık 2019

Hakikaten akılalmaz bir çifte standartlı osym açıklaması kimi kastediyor belli değil herkesi zan altında bırakıyor devlet ciddiyeti içermeyen garip bir açıklama   https://www.drtus.com/forum/viewtopic.php?f=74&t=106788 http://stetuskop.com/showthread.php?t=4309&page=20 ÖSYM BASIN AÇIKLAMASI (16.09.2014) Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Dr.Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Yasin ÇELENK,Emine Doc.drAVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA Ali İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Burhan Cenap KOÇTAŞ Fatma Merve ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır. Modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir. ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlar incelendiğinde; ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi,"soruları ezberle" demez, Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez. Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? DUSDATA? TUSEM? DUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu dershaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dersane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr.Ahmet ERKEK?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK?,Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN? Dr.İlker Ulaş SUNGUR?, Dr.Gökhan ERSOY,Fatih SELÇUKBİRİCİK Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Prof.Dr.Osman ERER?,Hümeyra ÖZKAYA? Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde) başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır. ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

yorum-resim

deniz Albayrak10 Aralık 2019

ÖSYM sorularının çalındığı iddiasının merkezinde bu kez hangi Cemaat var

Odatv Logo
TUS sorularının çalındığı iddiasının merkezinde bu kez hangi Cemaat var Fethi Yılmaz yazdı
TUS sorularının çalındığı iddiasının merkezinde bu kez hangi Cemaat var

Fethi Yılmaz yazdı
04.03.2019
Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında ÖSYM’nin soruları ve cevap anahtarını yayımlamadan önce sınav soruları sosyal medyada yer aldı. 24 Şubat 2019 Pazar günü gerçekleşen Tıpta Uzmanlık Sınavı öncesinde soruların Whatsapp gruplarında paylaşıldığı iddia edilirken, TUS sorularının çalındığı tartışmaları gündeme gelmişti.

Sınav sorularının çalındığı iddiaları üzerine ÖSYM açıklama yaptı. TUS soruları ve cevap anahtarının çalındığı iddialarının odağındaki TUSDATA isimli dershane de konuyla ilgili açıklama yaptı. Ancak TUSDATA isimli dershanenin kurucularının cemaat bağlantıları dikkat çekti.
TUSDATA VE ÖSYM AÇIKLAMALARINDA NELER SÖYLEDİLER
TUS’a giren doktorların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne yaptıkları şikayetler ve söyledikleri, “sınav soruları çalındı mı” sorularını kuvvetlendirdi. Sınava giren M. İsimli bir doktor konuyla ilgili, "Bugün TUS dershanesine gitmeden başarı elde etmek çok zor” dedikten sonra, “Sızıntı iddiasının odağındaki TUS dershanesinin sınav öncesi 50 kişilik özel gizli grup oluşturduğunu ileri sürülüyor. Sınav soruları derece yapmaları için bu özel gruba verildi iddiası var. Bir de yüzde 98 soru tutturma, çıkan tüm sorulara referans spot bilgi paylaşımı sızıntı ihtimalini kuvvetlendiriyor. Binlerce tıp doktorunun emeğinin çalınmasına sessiz kalınmamalı” iddialarında bulunmuştu.

Konuyla ilgili sosyal medyada ve farklı mecralarda da iddialar dile getirilmesi üzerine, TUSDATA isimli dershane açıklama yaparak, sınava giren hocalarının soruları ezberleyerek daha sonra sosyal medyadan paylaştığını ifade etmişti.
TUSDATA’nın yaptığı açıklama şöyle:
Konuyla ilgili CİMER’e yapılan şikayete ÖSYM’nin Hukuk Müşavirliği yanıt vermişti. ÖSYM açıklamasında, TUSDATA’nın “soruları ezberledik” şeklindeki açıklamasına yer verdi ve sorular ÖSYM'den iki gün erken açıklandığı için telif hakkı konusunda yasal işlem başlatılacağı ifade edildi.
ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliği’nin CİMER’e yapılan şikayete şöyle yanıt vermişti:
“ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlarda, sınavlara giren bazı adaylarca sınav esnasında sorular ezberlenerek (bazen farklı adaylarca sınav esnasında ezberlenen sorular sınavdan sonra bir araya getirilerek) sınav sonrasında facebook, twitter, instagram, whatsapp, youtube gibi sosyal medya platformları üzerinden paylaşılabilmektedir.
Nitekim CİMER başvurunuza konu TUSDATA yayınevi tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında; yayınevinin kendi hocalarının sorularda hata olup olmadığını saptamak için 2019-TUS sınavına girdiği ve sınav sonrasında soruları orijnaline en yakın şekilde çıkartarak soruları sınav bittikten sonra whatsapp üzerinden paylaştıkları açıkça ifade edilmiştir.
Telif hakkı Başkanlığımıza ait olan sınav soru ve cevaplarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı olarak Başkanlığımızın yazılı izni olmaksızın yayınlanması suç teşkil ettiğinden sınav sonrasında soruları izinsiz yayınlayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmakta ve aynı zamanda erişimin engellenmesi kararı verilmesi, Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliğinden talep edilmektedir.
İlgili CİMER başvurusuna konu 24.02.2019 tarihinde gerçekleştirilen 2019-TUS sınavı ile ilgili olarak sınav sona erdikten saatler sonra bazı sona sorularının Başkanlığımızın telif haklarını ihlal ederek yayınlanması nedeniyle ilgili kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal işlemler başlatılmıştır.
Bilgilerinize sunulur.”
TUSDATA DERSHANESİ VE İSKENDERPAŞA CEMAATİ BAĞLANTISI
Sağlık Bakanlığı’ndaki Menzil Cemaati örgütlenmesi bir sır değil. Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın uzun süre koltuğunu koruması ardında da Menzil Cemaati vardı. Öyle ki, Recep Akdağ’ın Menzil Cemaati’nin lideri Abdulbaki Erol’la yaptığı telefon görüşmeleri de tartışmalara neden olmuştu.
Menzil Cemaati’nin Sağlık Bakanlığı’nı adeta tam anlamıyla ele geçirmesi üzerine, 24 Haziran seçimleri sonrasında Sağlık Bakanlığı’na İskenderpaşa Cemaati’ne mensup Fahrettin Koca getirildi. Menzil’e karşı panzehir olarak Sağlık Bakanlığı’nın verildiği İskenderpaşa Cemaati’ne ilişkin de tartışmalar devam ediyor.
Sağlık Bakanlığı’ndaki Menzil-İskenderpaşa kavgasının yansımaları gün geçtikçe daha sık görülmeye başlandı.
2019-TUS sorularının sızdırıldığı yönündeki iddiaların merkezinde olan TUSDATA’nın kurucuları arasında yer alan Uzman Doktor Sami Selçukbiricik’in bağlantıları da dikkat çekiyor.

Doktor Sami Selçukbiricik, TUSDATA’nın kurucuları olmasının yanı sıra, çeşitli illerde yapılan TUSDATA seminerlerine konuşmacı olarak katılıyor ve TUSDATA sitesinde köşe yazarlığı yapıyor.

Sami Selçukbiricik’in TUSDATA dışında da birçok kurumda çalışıyor.
İstanbul’da İskenderpaşa Cemaati’nin lideri Muhammed Nureddin Coşan’ın vakfettiği “Asfa Eğitim Vakfı” kurulmuştu.

8 Kasım 2014 tarihinde derneğin kuruluşu Resmi Gazete de yer aldı. Kurucusunun İskenderpaşa Cemaati’nin lideri Muhammed Nureddin Coşan olan Asfa Eğitim Vakfı’nın amacı Resmi Gazete de şöyle yer aldı:
“Vakıf’ın esas amacı; vakıf senedinin başlangıç kısmında belirtilen misyonu gerçekleştirecek faaliyetlerde bulunmaktır. Öğretim-eğitim hizmetleri yanında, sağlık, kültür, bilim, sanat, sosyal, çevre gibi kamu yükümlülüklerini azaltmaya katkıda bulunmak amacı ile kamu hizmetleri içerisinde yer alan hizmetleri gerçekleştirecek faaliyetlerde bulunmak. Vakıf’ın esas amacı çerçevesinde olmak üzere, özellikle halen Asfa Eğitim Kurumları olarak öğretim ve eğitim hizmetlerini sunmakta olan eğitim kurumları ile başlangıç kısmında belirtilen kurucunun ve /veya Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın katkıda bulunduğu, kuruluşuna öncülük yaptığı, eserlerinin yayınlandığı basın-yayın kuruluşları; sosyal, kültürel, sanat ve sağlık alanlarındaki kuruluş ve projeleri başta olmak üzere vakıf amacı’na uygun faaliyetlerde bulunan tüm kuruluşları ve projeleri tüm yönleri ile desteklemek.”

Resmi Gazete de vakfın yönetim kurulu da yer aldı.
İskenderpaşa Cemaati’nin Asfa Eğitim Vakfı yönetim kurulunda, TUS sorularını sızdırdığı öne sürülen TUSDATA’nın kurucusu Sami Selçukbiricik’in adı da geçiyor.
Sami Selçukbiricik, İskenderpaşa Cemaati’nin Asfa Ferda Koleji Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yaptı.
İşte tüm bu nedenlerle kimilerinin parmağı İskenderpaşacıları gösterirken, İskenderpaşacılar ise söz konusu sızıntıların kendilerine karşı bir başka cemaatin kimilerine göre Menzilcilerin kumpası olduğunu söylüyor.
Türkiye, cemaatlerin devlete yerleşmesi ile birlikte ÖSYM sınavlarında yaşanan hırsızlıkları geçmişte çok yaşadı.
Dün FETÖ’nün yaptığı sınav hırsızlıklarının sonucunda Türkiye hala bedel öderken, bugün devlete yerleştirilen başka cemaatler üzerinden yine aynı iddiaların konuşulması, “Ne zaman ders alacağız” sorularını da beraberinde getiriyor.
Fethi Yılmaz
Odatv.com

Yorum Yap