Hastaneler borç batağında !..

Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin sağlıkta çözüm olarak sunulan ‘Şehir Hastaneleri’nin’ sağlığın en önemli kriz merkezleri haline geldiğini vurgulayarak, “Çözümsüzlük üretilmiştir. Hizmete ulaşılabilirlik zorlaşmış, mesleki uygulamalar kilitlenme noktasına gelmiştir. Kira ve yatak doluluk garantisi ile zaten kıt olan kaynaklar heba edilmiştir, edilmektedir. Hastanelerin borç batağında olduğu bir gerçektir” dedi.

   Hastaneler borç batağında !..

Hastaneler borç batağında !..

Antalya Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) 14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle Cumhuriyet Meydanı’na  Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreninin ardından Antalya Tabipler Odası’nda basın açıklaması yaptı. Türk Hemşireler Derneği Antalya Şube Başkanı Şükran Çiloğlu Ünal ve SES Antalya Şube Başkanı Kenan Akkiraz’ın da katıldığı basın açıklamasını Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nursel Şahin okudu.

KRİZ VAR DEMEK BİLE SUÇ
Prof. Dr. Nursel Şahin, sağlıklı bir yaşamın özgür ve bağımsız bir ülkede var olabileceğini söylerken, “Ülkemizin, tüm doğal zenginlikleri yağmalanmakta, kamusal varlıklarımız yok edilmekte ya da özelleştirilerek sermayeye terk edilmektedir. Kentlerimiz “dönüşüm” adıyla ranta açık hale getirilmiştir. ' Ülkemizde kriz var demek bile suç olma noktasına gelmiştir” dedi.

KAYNAKLAR HEBA EDİLMİŞTİR
 Sağlıkta çözüm olarak sunulan  ‘Şehir Hastaneleri’nin’  sağlığın en önemli kriz merkezleri haline geldiğini aktaran Şahin, “Çözümsüzlük üretilmiştir. Hizmete ulaşılabilirlik zorlaşmış, mesleki uygulamalar kilitlenme noktasına gelmiştir. Kira ve yatak doluluk garantisi ile zaten kıt olan kaynaklar heba edilmiştir, edilmektedir. Üniversite Hastanelerimiz başta olmak üzere hastanelerimizin borç batağında olduğu bir gerçektir. Temel tıbbi malzemeler, ilaçlar, teknolojik yenilenmeler çoğu zaman alınamamakta veya bulunmamaktadır” ifadelerine yer verdi.
‘ÜNİVERSİTELER SİYASİ ŞOVLARA KURBAN EDİLİYOR’

Şahin, en temel haklar olan sağlık ve eğitimin alınır satılır ticari bir meta haline dönüştüğünü vurgularken, “Rakamların da açıkça gösterdiği gibi SGK tarafından hiç de gerek olmadığı halde katılım payı alınmaya devam etmektedir. Adeta mantar gibi çoğalan siyasi şovlara kurban edilen üniversiteler anlamını yitirmiştir. Direnen ve ayakta kalmaya çalışan üniversitelerde bölünerek, eğitici kadrosu özel sektöre geçmeye zorlanarak ya da hukuksuz gerekçelerle işlerine son verilerek yıkım işlemine devam edilmektedir. Mezun olan hekimler güvenlik soruşturması ve hayali bahanelerle işlerine başlatılmamakta ve hekim işsizliği gerçeği gizlenmeye çalışılmaktadır” dedi.


 Sağlıkta, fiziksel ve sözel saldırılara karşı tahammülleri kalmadığını söyleyen Şahin, çıkartılan yasanın şiddeti ortadan kaldırmak bir yana azaltmak için bile hiçbir yeni düzenleme getirmediğini aktardı. Sağlıkta şiddeti kaldırmak için, Türk Tabipler Birliği’nin hazırladığı "Sağlıkta şiddet yasa tasarısının "acilen yasalaşması gerektiğinin çağrısını yaptı.  

‘SAVAŞ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR’

Şahin, TTB ve Tabip Odalarının, kuruldukları günden bu yana savaşa karşı, barıştan yana tulum aldığını hatırlatırken,  “Sadece ve sadece meslek ilkelerimiz gereği "savaş bir halk sağlığı sorunudur" dedikleri için TTB Merkez Komitesi Yöneticilerimiz gözaltına alınmış, savaş gerçeği ve yaratacağı yıkımlar gizlenmeye çalışılmıştır. Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları demokratik değerlere, aydınlanmaya, laikliğe sahip çıkmaya, yoksuldan, eşitlik ve özgürlüklerin yana olmaya davam edecektir” dedi.  

Şahin son olarak “17 Mart Pazar günü "100 yıldır Ülkemize, mesleğimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz" haykırışıyla yapacağımız Büyük Hekim Yürüyüşünde meslektaşlarımızı, tüm sağlık çalışanlarını ve halkımızı el ele olmaya çağırıyoruz”  diyerek sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı Haftası’nı kutladı. Dilara AÇİKYİLDİZ 


Yorum Yap