Minicity’nin yıkımı anlamsız

-Minicity yapısının yıkılmasına projeyi tasarlayan Emre Arolat Mimarlık tarafından tepki geldi. Yapılan açıklamada, yapının Kültür Turizmi’nin parlak aktörlerinden birisine kolaylıkla dönüştürüleceği belirtilerek, “Böyle bir fırsat karşımızda dururken bu değerli yapının yıkılması hayli anlamsız, bir o kadar da üzüntü vericidir” denildi.

Minicity’nin yıkımı anlamsız

Minicity’nin yıkımı anlamsız

 

-Minicity yapısının yıkılmasına projeyi tasarlayan Emre Arolat Mimarlık tarafından tepki geldi. Yapılan açıklamada, yapının Kültür Turizmi’nin parlak aktörlerinden birisine kolaylıkla dönüştürüleceği belirtilerek, “Böyle bir fırsat karşımızda dururken bu değerli yapının yıkılması hayli anlamsız, bir o kadar da üzüntü vericidir” denildi.

 

-İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yöneticisi Cem Oğuz ise yapının yıkılmasına sıcak baktığını ancak yerine kesinlikle bina yapılmasını istemediğini kaydetti. Oğuz, “Bence geçmiş dönemde yapılan parkın korunarak kalması daha doğrudur. Zaten yanında akvaryum var. Minicity alanı yeşil olarak boş kalsın ve projeye kazandırılsın” dedi.


 

2004 yılında Konyaaltı’nda inşa edilen Minicity yapısının Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan “Akdeniz Atatürk Kültür Sanat Eğlence ve Yaşam Parkı Projesi” ihalesi neticesinde yıkılmasına projeyi tasarlayan Emre Arolat Mimarlık tarafından tepki geldi.

 

BİRÇOK ÖDÜL KAZANMIŞTI

Açıklamada Antalya Büyükşehir Belediyesi'nce yıkılan, ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok ödüle değer görülmüş olan Minicity yapısının mimari değerine dikkat çekilerek şöyle denildi: "Minicity yapısı, gerek proje aşamasında iken gerekse inşa edildiği tarihten itibaren Türkiye Çağdaş Mimarlık Tarihi’nin az sayıdaki yetkin örneklerinden biri olarak Dünya Mimarlık Kamuoyu’nun ilgisini çekmiştir. 2005 yılında, dünyanın en prestijli mimarlık ödülleri arasında bulunan Avrupa Birliği, Mies van der Rohe Ödülleri’nde ‘Seçilmiş Yapı’ ödülünü kazanmasıyla birlikte, Türkiye’den bu tür bir ödülle onurlandırılan ilk yapı olmuş ve sözü edilen ilginin seviyesi daha da artmıştır.”

 

BÖYLE BİR FIRSAT VAR!

“2008 tarihinde AR Awards for Emerging Architecture, 2009 tarihinde Cityscape Dubai Awards ödülleri de bu yapının uluslararası anlamdaki bilinirliğini en üst seviyeye çıkartmış, dünyanın tüm ülkelerinde görülmesi gereken çağdaş mimarlık eserlerinin yayınlandığı Phaidon Atlas of 21st Century World Architecture'da Türkiye’yi temsil eden dört yapıdan biri olarak yer almıştır. Esasen Antalya halkının kamusal menfaatleri bağlamında hazırlanmış olduğuna gönülden inandığımız yeni proje kapsamında bu yapının da yenilenmesi, hatta işlevinin yeniden ele alınarak değerlendirilmesi mümkündür. Dahası, bu yapı yöre adına çok kıymetli bir unsur olan Kültür Turizmi’nin parlak aktörlerinden birisine kolaylıkla dönüştürülebilir. Böyle bir fırsat karşımızda dururken bu değerli yapının yıkılması hayli anlamsız, bir o kadar da üzüntü vericidir.”

 

OĞUZ: İNŞAAT YOĞUNLUĞU OLMAMALI

İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yöneticisi Cem Oğuz ise Akdeniz GERÇEK’e konuyla ilgili görüşlerini açıkladı. Konunun birçok boyutu olduğunu vurgulayan Oğuz, “Öncelikle yıkılan Minicity alanına yeni yapılacak olan inşaatın büyüklüğü bence çok önemli. Çünkü Antalya’da böylesine önemli alanlar kalmadı. Bu yüzden bölgede kesinlikle inşaat yoğunluğu olmaması lazım. Bunun yanında aslında Minicity yapısı kötü bir mimariydi. Oradaki yapı, denize arkasını dönmüş bina yığınıydı. O yönüyle yıkılmasına sıcak bakıyorum ama yerine kesinlikle bina yapılmasını istemiyorum. Zaten orada Konyaaltı Kıyı Projesi kapsamında bir şeyler yapılacak büyük alan var. Bence burada geçmiş dönemde yapılan parkın korunarak kalması daha doğrudur. Oraya bir şey yapmamıza gerek yok. Zaten yanında akvaryum var.  Bence burası yeşil olarak boş kalsın ve projeye kazandırılsın” dedi.

 

UMUYORUM YIKIM İZNİ ALINMIŞTIR

Minicity’nin yıkımı öncesinde binayı yapan firmadan izin alınmasının da önemli olduğunu kaydeden Oğuz, sözylerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda net bir bilgim yok. Umuyorum yıkım öncesi yapıyı tasarlayan firmadan fikir ve sanat eserleri kanunu çerçevesinde ve kanunda mimarlara verilen yetki çerçevesinde izin alınmıştır. Bence doğrusu da budur. Zaten izin istendiği takdirde izin de verilir. İzin vermeme durumu olmaz. Bunda bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.” Kubilay ELDEMİRCİ


Yorum Yap