13 yaşında bir köpeğim var, adı ‘Kadife Hanım’

Otur dediğim yerde oturuyor, kalk dediğimde kalkıyor.

AMA BENİM VİCDANIM EV HAYVANI GİBİ DEĞİL!

SESSİZ KALAMIYOR… 

OTUR DENDİĞİNDE OTURMUYOR, SUS DENDİĞİNDE SUSMUYOR.

NE YAPALIM BÖYLE…

ŞİMDİ TEKRAR SORUYORUM:

 EY KONYAALTI BELEDİYESİ!

 ŞU ÜNİVERSİTE ARAZİLERİNİN YASAL İŞİ KAÇ GÜNDE HAL OLDU?

CEVAP VERMEYEREK ASLINDA SUÇUNUZU İTİRAF EDİYORSUNUZ.

SORMAKTAN VAZGEÇECEĞİMİ SANARAK DA VAHİM BİR HATA İÇİNDESİNİZ.

 

Gelelim şu ‘askıda ekmek’ faslına...

Yahu arkadaş içinizde hiç mi okuma yazma bilen yok...

İşin aslını araştıran bir adem yok mu oralarda...

Sevabına anlatalım da öğrenin…

İtalya da 1945 sonrası feci bir kıtlık ve yoksulluk varmış, e adamlar savaştan çıkmışlar, belli başlı yerleşim yerleri sınai tesisleri bombalanmış, acımasız kara savaşlarında harap olmuş. Tarlalar ekilmemiş, üretim hak getire…

Hani bazılarının övündüğü gibi uçan değil, yok olan bir ülke ekonomisi…

Yine de milleti ekmeksiz değil ama -kahvesiz- bırakmışlar… İtalya’da o malum kahve ‘ekspresso’  denen kahve yok, çünkü ülke idaresinin önceliği vatandaşına ekmek ve yatacak yer bulmak sonra da bir işe koyup geçimini sağlamak. Kahve öncelikli değil, kahve olmaz ise kimse ölmez. Hayati bir gıda malzemesi sayılmıyor. Keyif işi...

İşte o günlerde -askıda kahve- diye bir şey bulmuşlar, kahve hem pahalı hem az bulunuyor ya...

Parası olan gidip kahvesini içiyor, bir tane de askı için ödüyor. Canı kahve çeken de dükkana girdiğinde askıya bakıyor orada ödenmiş bir kahve fişi varsa alıyor, ve kahvesini bedavadan içiyor.

Zaten ülke ekonomisi toparlandıkça bu adet de masal olup anlatılıyor. Ve Günümüze dek geliyor.

-askıda ekmek- öyle mi, bu açıkça şu demek olmuyor mu; ‘millet aç!!!’

 -askıda ekmek- ile -askıda kahve- bir mi???

‘Ayıp’ bir vücut bulsa o bile utanırdı…