Tehdit ediyorlar, öldürüyorlar, vuruyorlar, kırıyorlar, dövüyorlar, ama yaptıkları da çoğu zaman yanlarına kar kalıyor! Son günlerde sayıları ve cesaretleri gittikçe artan zorbalardan söz ediyorum. Gayet organize hareket ediyorlar, pusuda bekliyorlar! Hepsi eli sopalı, hatta çoğu silahlı! Çoğu işsiz güçsüz, zır cahil tipler! Psikolojileri başkalarından farklı. Bunlar, genelde, bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olduklarını sanırlar! Düşünmezler! Başkaları onların yerine düşünür zaten. Çoğu kez duygularıyla hareket ederler! Empatiden ve vicdandan yoksundurlar! Acıma duyguları pek yoktur! Zalim ve saldırgandırlar! Korkaktırlar, sırtlarını güçlü birilerine dayamadıkça, harekete geçmezler. Pusu kurup, topluca saldırırlar! Bazen de tek başlarına hareket ederler.

 

Ezik tiplerden oluşurlar ve bunu unutmak için de, savunmasız insanları ezip, sindirerek, güç gösterisinde bulunur, komplekslerini yenmeye çalışırlar! Komik bir biçimde kaba kuvvetin güçlülük göstergesi olduğuna inanırlar! Bu tip adamlar, genelde kadın katili profiline de çok uyar!

 

Bu ülkede eskiden beri, zorbaların saldırganlığı yüzünden, kadınlar, çocuklar, muhalif olanlar, bilim insanları, politikacılar, gazeteciler yıllarca tehdit edildi, öldürüldü, yaralandı, sakatlandı! Pek çok olay faili meçhul kaldı! Zorbaların yakalanıp cezalandırılması konusunda çok fazla ilerleme sağlanamadığı için olsa gerek, günümüzde de, bu tür olayların sonu gelmiyor! Canı yananlar, zarar görenler artıyor!

 

İnsan, “neden yakalanıp, en ağır cezalara çarptırılmıyorlar?”

diye düşünmeden edemiyor. Belki de çok hoşgörülü bir toplumuz!? Çünkü, bazen, yakalanan zorbalar olursa eğer, onlar adına mazeretler uyduran birileri oluyor mutlaka! Nasıl mı?

 

_ Meczup! Yaptıkları bizi bağlamaz!

_ Öfkeli gençler! Tabii ki yaptıklarını onaylamıyoruz!

_ Deli bunlar! Laf dinlemezler.

_ Ağır tahrik var! Onun için yapmıştır!

_ Münferit olaylar bunlar!

 

Zorbalar, genelde korunup kollandıklarına inandıkları için rahat hareket ediyorlar. Suç işleme konusundaki cesaretleri ve pervasızlıkları biraz da burdan kaynaklanıyor! Bir de zır cahil takımından oldukları için, müthiş bir “cahil cesareti” ne sahipler! Onları yönetip, yönlendirenler, kullanışlı buldukları zorbalara, pis işlerini yaptırırken, bunların çizmeyi aşabileceklerini ve hadsizleşebileceklerini de hesaba katmalılar tabii.

 

Eğer zorba; insanları sindirmek amacıyla, suç işlemesine göz yumulacak biri olarak, özgürce yoluna devam ederse, zorbalar da çoğalır haliyle! İşledikleri suçlar yanlarına kar kalırsa, toplumdaki adalet duygusu yara alır! Adalete güven kalmazsa, herkes kafasına göre adaleti kendisi sağlamaya çalışır ki; bu bir toplum için felaket demektir! O yüzden çok geç olmadan, zorbalığa prim veren anlayıştan vazgeçelim. Onlara mazeretler bulmayalım. Zorbalığın mazereti olmaz! Hakettikleri ağır cezaları alsınlar! Ama en önemlisi, eğitime ağırlık verelim. Zorbalığı ancak eğitim yok eder!