KADIN CİNAYETLERİNİ kanun da engelleyemedi

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı Ayla Yüksel, şiddete uğrayan bireylerin korunması amacıyla hazırlanan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un şiddeti önleyemediğini, kanunun çıkmasının ardından yüzlerce kadının eşleri tarafından öldürüldüğünü söyledi.

KADIN CİNAYETLERİNİ  kanun da engelleyemedi

KADIN CİNAYETLERİNİ kanun da engelleyemedi


 

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı Ayla Yüksel, şiddete uğrayan bireylerin korunması amacıyla hazırlanan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un şiddeti önleyemediğini, kanunun çıkmasının ardından yüzlerce kadının eşleri tarafından öldürüldüğünü söyledi.

Şiddet uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireylerin korunması amacıyla hazırlanan 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”, yaklaşık 6 yıl önce yürürlüğe girdi. Kanun kapsamında; tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmama, konuta, okula ve işyerine yaklaşmama, uzaklaştırma, eşyalarına zarar vermeme, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi 10 maddeden oluşan önleyici tedbir kararı verilebiliyor. Ancak kanun uygulama sorunu, şiddeti önleyememesi, alanının genişliği gibi birçok problemi de beraberinde getirdi. Kanunun çıkmasının ardından yüzlerce kadın eşleri tarafından öldürülürken, son dönemde özellikle ünlüler arasında bu yasaya dayanılarak alınan uzaklaştırma kararları gündeme geldi.

 

YAPTIRIM UYGULANMALI

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şube Başkanı Ayla Yüksel, “Kanunun maddelerindeki yaptırım uygulanırsa ancak o zaman suçların önüne geçilir. Ama kadına tecavüz eden ya da kadını öldüren adamları iyi hal gösteriyor diye tahliye edilirse kanun hiçbir zaman caydırıcı olmuyor. Zaten erkek toplumu şiddete son derece meyilli. Bu da son derece tehlikeli bir şey. Çünkü erkek evde çocuğuna da eşine de şiddet uyguluyor. Şiddet sadece fiili bir şey değil. Şiddetin türleri var. Sosyolojik, psikolojik, cinsel, ekonomik şiddet var. Birçok programlarda özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesi için toplumda farkındalık yaratılması gerekiyor. Farkındalık yaratmak için de okullardan başlanarak uygulanması. Okullardaki eğitimlerden sonra sivil toplum kuruluşları ve medyanın etkin bir şekilde rol alması. Şiddetle mücadelede kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda program yapılması gerekiyor” dedi.

 

ARTIK BİR ŞEYLER YAPILMALI

Şiddete uğrayan kadınların çoğunun yasalar hakkında bilgisi olmadığını da kaydeden Yüksel, “Kadınların yasalar konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor. Biz Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Antalya Şubesi olarak Aktif Kadınlar Yurttaş eğitimi uyguluyoruz. Kadınlarımızı yasalarla ilgili bilgilendirme yapılıyor. Kadınları yasalara karşı bilgilendirmeyi barolar ve sivil toplum örgütleri bütün güçleri ile yapmak zorundalar. STK’ların bu konuda çaba harcaması gerekiyor. Ayrıca kolluk güçlerinin yasada belirtildiği şekilde görevlerini yerine getirmesi gerekiyor. Aile mahkemeleri adli tıp kurumları bunlar hep şiddet unsurlarının içerisinde yer alan kurumlar. Bu kurumlar şiddete uğrayan kadınlarla ilgili sağlıklı bir rapor ve karar vermelidir. Yerel yönetimler ve sendikalar, kadına yönelik şiddeti önleme programının içerisinde yer almalı. Yerel yönetimlerin kadın birimleri var hiçbir şey yapmıyorlar. Sendikalar hiçbir şey yapmıyor. Her kurumun ve herkesin bu konuda görevlerini yerine getirmesi gerekiyor. Toplumsal sorun bunlar. STK’ların işbirliği yapması kararlı bir devlet politikasının uygulanması lazım” diye konuştu. Kubilay ELDEMİRCİ

 


Yorum Yap