İÇ SAVAŞ ÇIKAR!

Hukukçu Cengizhan Gököz, son çıkan 696 sayılı OHAL KHK’sının çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Gököz, “İktidara bağlı adı konmamış silahlandırılmış sivil güç, özel bir kolluk kuvveti oluştu. Bence tehlikeli olanı budur. Bunun da sonu iç savaştır” dedi.

İÇ SAVAŞ ÇIKAR!

İÇ SAVAŞ ÇIKAR!


 

Hukukçu Cengizhan Gököz, son çıkan 696 sayılı OHAL KHK’sının çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Gököz, “İktidara bağlı adı konmamış silahlandırılmış sivil güç, özel bir kolluk kuvveti oluştu. Bence tehlikeli olanı budur. Bunun da sonu iç savaştır” dedi.

Hukukçu ve siyasetçi Cengizhan Gököz, son çıkan 696 sayılı Olağanüstü Hal (OHAL)Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ilgili sert eleştirilerde bulundu. Gököz, af niteliğinde KHK çıkartılamayacağını belirterek, “Af Anayasal bir kurumdur ve meclisten çıkar” dedi. Gököz, KHK’ların kanun yapma tekniğinden tamamen uzak olduğunu ifa ede ederek, “KHK çıkarma yetkisi başından beri yanlış kullanılıyor. Yani KHK’nın bu denli gelişi güzel ya da her konuda çıkartılması çok yanlış. Örneğin af niteliğinde KHK çıkartılamaz. KHK ile af yaratamazsınız. Bu affın nasıl olacağı Anayasa’da belli. Yani 15 Temmuz ile ilgili olsa dahi, af niteliğinde KHK çıkmaz. Af Anayasal bir kurumdur ve meclisten çıkar” diye konuştu.  

 

LİNÇ KÜLTÜRÜNE AF ÇIKIYOR

Affın geçmişte Kubilay’ın kafasını kesenlerin torunları için çıktığını iddia eden Gököz, “Bu KHK ile iki şey yapılıyor. 15-16 Temmuz ile ilgili o askere gönderdiğimiz savunmasız, silahsız insanların kafasını kesen, o geçmişte Kubilay’ın kafasını kesenlerin, o vahşi olayı yapanların torunlarına af çıkıyor. Yani o linç kültürüne af çıkıyor. Bundan daha tehlikelisi, 15-16 Temmuz gecesi yapılan darbenin henüz sonuçlanmadığı, böyle bir şeyin tekrar yaşanabileceği düşünülerek, bundan sonra olacak 15-16 Temmuz’larda (ama yazımda öyle demiyor)hükümete karşı toplu hareketler veya kamu düzenini bozan hareketler onlara göre bu bir sendikanın protestosu ya da yasal protesto eylemi kamu düzenini bozuyor. Yani şu andaki iktidar olan hükümeti, cumhurbaşkanını veya bakanları veya onların icraatlarını, iktidarını eleştiren her türlü gösteri bu kapsamda değerlendirilerek insanların bu gösteriyi yapanlara silah, tekme ya da tokatla her türlü saldırısı (bakın polis demiyorum) bunu kişilerin yapması halinde cezasızlık hali öngörülüyor. Bu çok vahim bir durumdur” şeklinde konuştu.

 

MEŞRU MÜDAFAA VAR ZATEN

“Şuanda hukukumuzda KHK’ya gerek yok” diyen Gököz açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Biz hukukçuyuz. Kanunda bir başkası için yakın tehlikeyi gördüğü zaman güç kullanma yetkisi var hukuki olarak. Bu meşru müdafaadır. Ayrıca CMK’ya bağlı yakalama, gözaltına alma yönetmeliğine baktığımız zaman burada kişilere kolluk gücü gelinceye kadar suç işlendiği anda kolluk orada değilse herkesin yakalama yetkisi var. Bu uygulamada var zaten. Olması gereken de bu. Kolluk gelene kadar bunu yakalayabilirsin. Yakalamaya direnirse orantılı biçimde güç de kullanabilirsin. Bunlar varken ‘niçin bunu yaptınız?’ diye sorarlar adama. Yani şuanda hukukumuzda KHK’ya gerek yok.”

 

O PALALI KİŞİ MEŞRULAŞTI

“Sonuç olarak bu Gezi, Cumhuriyet mitingleri ve benzeri toplusal demokratik tepki verme olaylarında tepki verenlerin ya da şu TV’lerde gördüğümüz o palalı kişinin eylemlerini meşrulaştırmaktır. Kafa budur. İktidarın kendi silahlandırdığı iddia edilen kişilerden özel bir kolluk oluştu. Bence tehlikeli olanı budur. Bununda sonu iç savaştır. İktidara bağlı adı konmamış silahlandırılmış sivil güç, muhaliflerin arasında böyle bir iç çatışmanın çıkartılmasını sağlayacak, sonuçlarını doğuracak bir düzenlemedir.”

Kubilay ELDEMİRCİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorum Yap